 |
Tarih ve Demokrasi Forumu iyi işler yapıyor, sağlam bir ekibi var ve tam yerine parmak basıyor. İstihbaratları kuvvetli. Birçok şey öğrenebiliyoruz.
Dün, bir usta buradan bir alınti gönderdi, Şevket Mocan ve Nebioğlu ailesiyle ilgili. Bayağı ilginç. Sarah Aliye Rana da ‘Nebioğu Klanı’ diye bir yazı yazmış, hayli enteresan ve aydınlatıcı. Ne hikmetse buram buram İslam kokan
bu soyisimler hep sabbataist’in, yahudi’nin, Mason’un, kemalist’in üstünde kalmış, ziyadesiyle manidar… Tabii ki arif olana…
Simdi bütün bu yazılıp çizilenlerin ve daha başkalarını Türkiye’de sokakta yaşayan vatandaşın
hatta mürekkep yalamışın ve hatta hatta entellektüelin bilgisi dahilinde olabileceğini kim düşünebilir. TC tarihinde bu nev’i netameli (amma hayati) mevzuları kalemine, kağıdına, ağzına repertuar yapabilecek kaç tane
‘yiğit’var, haydi bırakalım ‘yiğit’i, kaç tane ‘vicdanlı’ adam var? İki elin parmaklarını geçmez. Mesela, Şevket Eygi. Adam yıllardır bu Sabbataistler’in durumunu kurcalıyor. Tamam, mazide, hususiyetle sosyalistler’e karşı
kemalist devletten yana bir tutumu var, bu onun eksiği fakat bundan pişman olduğuna inanıyorum zira savunduğu kemalist kudret, bizzat kendisinin de musdarib olduğu sabbatay soylu. Uğraşıyor bu işle fakat yalnız, devlet
tepesinde, nefes aldırmıyor. Prof. Dr. Yalçın Küçük de yeni yeni bu işlere teşne olmaya başladı, evvelden hiç ilgilenmezdi veya şöyle bir yalayıp geçerdi, hepsi o kadar. Gecikmiş ve illetli bir tarz, sonuç alır mı bilinmez. Ama
şunu bilmeli ki, Orhan Pamuk ve Ahmet Altan düşmanlığıyla Türkiye’deki yahudi-dönme-kemalist kudrete meydan okuyamaz, daha cesur davranmalı. Perinçek vs. gibi tiplerin çıkışları ise tamamen dönemsel ve yüzeyseldir. Ilgaz Zorlu
ise, yarı-egzotik bir sabbatay. Biraz cesur biraz aventurie, biraz dengeleri gözeten kara koyun rolünü oynuyor. Başına birşey gelmeyeceğinin garantisini almış. Adnan Oktar’ın sesi pek çıkmıyor, herhalde ona cok yöneldiler,
belki biraz enerji toplama ve vetireyi okuma aşamasında. İşte hepi topu bu kadar, belki unuttuğum birkaç isim daha vardır. Onlar da kusura bakmasınlar. Bunun dışında mevzuya, ses getirici, derinlikli ve teferruatlı olarak
asılan tek muhit Akademya ve Beklenen Nizam’dır. Allah Yar ve Yardımcıları olsun, kalemlerine ve zihinlerine kuvvet.
Bu bilgiler çerçevesinde, Tarih ve Demokrasi Forumu ve Sarah Aliye Rana’nın aydınlatıcı verilerinin
yanına küçük bir katkı olarak bir iki şey yazalım;
Mocan, öz Türkçe’de ideal sahibi anlamına geliyor… Üsküdar’daki Dilruba korusunun sahibi Avukat Şevket Mocan aynı zamanda meşhur aktör Cüneyd Arkın’la (Dr. Fahreddin
Cüreklibatur) akrabalık ilişkisi var ve Cüneyd Arkın da yüksek dereceli mason. Merak edenler, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.B.D başkanı Prof. Dr. Turgut Yardım’a başvursunlar, o iyi bilir.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesı Dekanı Prof. Dr. (Türkiye Patoloji Derneği Başkanı ve Hacettepe'nin Sitoloji [Hücrebilim] Bölümü eski patronu) Gamze Mocan Kuzey (Prof. Dr. Ziya Mocan’ın kardeşi) de aynı
soydan, mason ve devletin sabbatay kliğinin favorilerinden. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’ni de büyük oranda Sabbatayist klik kontrol ediyor.
Prof. Dr. Naci Mocan-Colorado üniversitesi’nde (Denver) ekonomi kürsüsü
bölüm başkanı… Mason. Boğaziçi Ün. mezunu. ABD’de bir Müslüman Türk!ün kürsü başkanı olması imkansız denecek kadar zordur. Ari bir soyu temsil ediyorsa ve ‘Müslüman’ değilse o zaman başka. Naci Mocan da Mocanlar soyundan…
Prof. Dr. Ziya Mocan… Zonguldak TED Koleji, Ankara Tıp mezunu, Hacettepe ihtisaslı, İngiliz General Medical Council üyesi, TÜBİTAK ödülleri adayı, halen Okmeydanı SSK Hastanesi'nin Dahiliye Şefi Ziya Mocan'ı.
Dahiliyeci-Nefrolog. Cok medyatik, gazete manşetlerinden inmiyor. KTÜ Tıp Fakultesi’nde rahat edemedi zira KTÜ Tıp Fakültesi’nde sabbatay etkinliği düşüktür. Orada tutunamadı. Yüksek dereceli Mason…
Prof. Dr. Hilal
Mocan, Prof. Dr. Ziya Mocan’ın eşi. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve de ülkemizde profesörlük ünvanını 36 yaşında almış ilk kadın tıp doktorlarından. O da eşiyle beraber KTÜ’de çocuk nefrolojisi yaptı ve oradan Amerikan
Hastanesi’ne zıpladı. Hacettepe Tıp mezunu oğlu Cem Mocan, oftalmoloji (Gözbilim) ihtisası, Bilkent İşletme mezunu Efe Mocan ise New York'ta master yapıyor, Halil Bezmen’le iyi tanışıyorlar. Dr. Cem Mocan aynı zamanda The Tango
Club üyesi…
Türkiye Model Uçak Klubü de Sabbataylar’ın ve Masonlar’ın elinde. Aralarında, Semih Oksay, Ohannes Kalaycıyan, Mustafa Koç (Rahmi’nin oğlu), Ahmet Oranos, Can Arbak, Murat Atabey, Murat Kiliccote, Minas
Mezedur, Volkan Öztemel, Murat Eşibatir, Burak Ataman, Ferhat Tigrel, İlker Conker, Burak Tegul, Selim Nuri Etger, Savaş Gizer, Ali Haydar Ustay, Cenk Berk, Togan Alper, Necat Revanbas, George Robert Wagner, Ahmet Alp, Agop
Apgar, İhsan Oğuz Bilbaşar gibi ünlü yahudiler, sabbataylar ve masonların da bulunduğu klubün azalarından biri de işadamı Ferhan Mocan. O da aynı soydan… Prof. Dr. Asriye Mocan-A.Ü. Dişhekimliği fakültesi profesörü, Diş ve Çene
Cerrahisi profesörü. Mason. Aynı soydan…
Bu soyun çok farklı yerlerle bağlantıları olduğu muhakkak. Zannediyorum, Tarih ve Demokrasi Forumu da, Sarah Aliye Rana da ve belki başkaları da bu konulara eğilecektir ve
Türkiye’nin, olup bitenlerden bihaber halkını aydınlatacaklardır. Bu arada ‘Gökyüzü’nü de başarılı araştırmalarından ötürü kutluyorum…
Dr. Hakkı Açıkalın ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
|