 |
1911 İstanbul doğumlu, Bursalı Mehmet Tahir
Efendi’nin oğlu, Mülkiye mezunu, Tariş Genel Müdürü yapılmış ve 1950’de Bursa DP Milletvekili olarak meclise girmiş. Çalışma, Devlet, Turizm Bakanlıkları yapmış ve Başbakan Yardımcısı olmuş. Murat Locası Büyük
Üstadı, sonra Maşrık-ı Azam olmuş. Bursalı Mehmet Tahir Efendi, Halife Baba Turgut Koca'nın açıkladığı ünlü İttihatçıların içinde ve melami olduğunu öğreniyoruz. Hürriyet’te çıkan bir ölüm ilanına göre, 27.4. 1999 tarihinde
Kurmay Albay Tevfik ve Şadiye Berkmen’in oğlu, Reydan Berkmen’in babası İş Bankası emekli müdürlerinden Ekrem Berkmen ölmüş. İlana göre, akrabalık bağları uzun kısaca, Yurdatapan, Nazikioğlu, Arpaç, Evrensev, Ertüzün, Falay,
İzmirligil, Özgül, Şaman, Tuncer, Önfer ve Yaz ailelerinin eniştesiymiş. (Mahmut Çetin, X İlişkiler) Yani Maşrık-ı Azam Can Arpaç, Şanar Yurdatapan, Lale Mansur, Servet Paşa, Şarkıcı Alpay (Nazikioğlu) Hüsrev Gerede, Ömür
Yoğurtları vs vs hepsi akraba. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü Reşat D. Tesal "Selanik’ten İstanbul’a - Bir Ömrün Hikayesi" Reşat D. Tesal’ın otobiyografik kitabı, İletişim Yayınları tarafından 1998’de yayınlanmış. Yazar’ın çocukluğunun geçtiği
Volos ve Selanik’le başlıyor. Gerçekten çok ilginç ve değerli bilgiler, o döneme ait çok az bilinen ve yazılan şeyler içeriyor. Babası, Ömer Dürrü Tesal, o dönemde milletvekili ve daha sonra da Mübadele Komisyonu Başkanlığı
yapıyor. İttihat ve Terakki Genel Sekreteri Mithat Şükrü Bleda (Bleda'lar, Bülbülderesi Mezarlığı’na defnedilmiştir) Tesal’ın akrabalarından birisi. Bleda Makedonya Risorta Locası Üyesi ve ITC'yi ilk kuranlardan. Bleda'nın
masonluğu ve o dönemin masonları hakkında çok değerli bilgileri Angelo Iacovella'nın "Gönye ve Hilal" kitabında bulmak mümkün. ITC, bütün gizli belgeleri bu locada saklıyor. M. Ş. Bleda'nın ayrıca Bektaşi olduğunu da
Halife Baba Turgut Koca'dan öğreniyoruz. (Toplumsal Tarih, Sayı 97, Ocak 2002) Reşat D. Tesal, Mübadele sonrası İstanbul’a geliyor. 1927’de O zamanki adıyla Feyziye Lisesi’ne yani şimdki Işık Lisesi’ne gidiyor. Sınıf
arkadaşlarından birisi Zihni Betil. İbrahim Betil’in akrabası. İbrahim Betil’in ismi son zamanlarda daha çok, Egitim Gönüllüleri Vakfı’yla gündeme geliyor, Şifo Mehmet’in jübilesini yapmışlardı.
"BETIL, IBRAHIM, banka üst düzey yöneticisi; 15 Ara. 1944, Istanbul doğ.; Osman ve Rabia (Karakas) B.'in oğul.; evl.:
8 Eyl. 1969, Sedef Inkaya; çocukları-- Senem Betil. Istanbul Robert Kolej mezunu. 1971-73 Proje Uzmanı Türkiye Sınai Kalkınma Bankası; 1973-81 Genel Müdür Plastam A.Ş.; 1981-85 Genel Müdür Pamukbank T.A.Ş.; 1986-87 Genel Müdür
Iktisat Bankası Türk A.Ş.; 1987-- Genel Müdür Garanti Bankası." İbrahim Betil’in annesinin kızlık soyadının Karakaş olduğunu görüyoruz. Feyziye yani Işık Lisesi zaten Karakaşların okulu. Ünlü Ceza Hukukçusu Ord.
Prof. Dr. Sulhi Dönmezer de, Reşat D. Tesal’ın kızkardeşiyle evli. Bu ünlü hukukçu, Demir Küçükaydın’ın davasında da bilirkişi olarak ceza almasını sağlayan kişi.
Türkiye’de geçmiş dönemde akademik kariyer yapmış ceza hukukçuları Sabetaycı. Türkiye’de Ceza Hukuku Kürsüsü’nü Almanya’dan kaçan akademisyen Honing kurduğu için, eski dönemde yetişen bütün ceza hukukçuları da tesadüfen (!)
Honing’in kaviminden olmuş. Sahir Erman bunlardan birisi. Prof. Dr. Sahir Erman herkesin bildiği bir Sabetaycı zaten. Şişli Terakki Lisesi, 1973-1974 Mezunu Naciye Erman, ünlü ceza hukukçusu profesör, 33. Dereceden mason
Sahir Erman’ın kızı. Sahir Erman’ın kullanmadığı diğer adı da İbrahim’miş. İSKİ Yolsuzluğu esnasında Halil Bezmen’nin de avukatıydı. Bezmen bu dava nedeniyle yurtdışına kaçtı zaten. Bir de ikiz kardeşi var Fahir Erman, o da
hukukçu. Bezmen de Erman gibi Kapancı. Bir diğer ünlü ceza hukukçusu akademisyen Faruk Erem vardı, o da Sabetaycıydı. Ünlü Mimar Hayati Tabanlıoğlu’nun da Reşat D. Tesal’ın bacanağı olduğunu öğreniyoruz. Tabanlıoğlu,
İstanbul AKM, Yeşilköy Hava Limanı, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Milliyet Binası gibi bazı projelerin mimarı. Reşat D. Tesal, İsviçre’de hukuk okuyor, sonra yargıçlık, üst düzey banka yöneticiliği, üniversitede öğretim
üyeliği, 1980’ de İktisadi Ticari İlimler Akademisi Dekanlığı gibi mevkilerde bulunuyor. Tesal’ın elbette bir de masonluğu var ve kitabının sonunda, Tanrı yerine masonların kullandığı ünlü deyimle Kainatın Ulu Mimarı diyor.
Kışları İsviçre’de, yazları ise Büyükada’da yaşayabilecek, çocuklarını kendi gibi yurt dışında okutabilecek bir hayat standartına sahip. Reşat D. Tesal’ın akrabalarından birisi, kuzeni, Mehmet Ali Balin. Hariciyeci
Balin’le, 6-7 Eylül olaylarını incelereken karşılamıştık. Balin, Mustafa Kemal’in Selanik’teki evinin bombalanmasıyla başlayan ÖHD provokasyonunda baş rollerden birinde ancak, ismi pek bilinmeyen birisi. Diplomatik
dokunulmazlıktan yararlanarak bombayı İstanbul’dan Selanik’e götüren kişi. Bombayı Kavas koyuyor, kendisine yardımcı olan da Yunanistan pasaportlu olup Türkiye’de bursla eğitim gören Oktay Engin polis memuru olarak Türkiye’de
görevine devam etmiş, Demirel tarafından daha sonra Muğla ve Nevşehir Valisi yapılmıştır. Oktay Engin, 1 Mayıs 1977’de alana ateş açılan Sular İdaresi’nin çatısında "görev" yapmaktaydı. Görevi bu kadar basit değildi,
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanı’ydı. Kıbrıs Türktür Cemiyeti, 6-7 Eylül tezgahında baş rolü oynuyor ve yakıp yıkmalarda ve öncesinde görevini yapıyordu. Bu cemiyetin tanınmış üç üyesi A. Emin Yalman, Orhan
Birgit ve Ali İhsan Göğüş’tü. Orhan Birgit ve Ali İhsan Göğüş, uzun yıllar CHP’nin ağır topları oldular. Bu ikili daha önce de birlikteydiler zaten. Gazeteci Zeynep Göğüş’ün (
Okay Gönensin’in eşidir) babası olan A. İ. Göğüş, Kontrgerilla’nın TİB adlı örgütünün elemanı Hasan Celal
Güzel’in de öz dayısıdır. Orhan Birgit de, Simavi’nin, Hürriyet’in gözdesiyidi. 6-7 Eylül olaylarını baş aktörlerinden olan Yeni İstanbul Gazetesi’nin sahibi Mithat Perin de Selanikliydi zaten. Keza diğer aktör Gökşin
Sipahioğlu da öyle. 6-7 Eylül'ün bütün kahramanları Sabetaycıdır. Bütün bu isimlerin ortak noktası Sabetaycı olmalarıdır.
Reşat D. Tesal, kitabında kendisinden sonra bir kızkardeşinin kendi gibi Işık Liesi’nde
okumasının, diğer kız kardeşinin de (Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmeze’ın eşi olan) Şişli Terakki’de okumalarından başka, üvey annesinin de Selanik’te Terakki Mektebi’ne (Şişli Terakki Lisesi ) gitmesinin mutlu bir tesadüf olduğunu
yazıyor. Hayatta ne tesadüfler (!) var gerçekten…
Melih Gürsoy, İzmir Mozaiği’nde Belirgin Taşlar kitabında İzmir’de Sabetay Sevi’nin takipçileri vardır ve inançlarını hala bırakmadıkları iddia edilir diyor. Gürsoy,
kendisinden bahsediyor ve "soğan kafalılarla" tatlı tatlı alay ediyor. Terakki Vakfı’nın sitesine girip bakıyoruz ki, H. Merih Tesal (Sulhi Dönmezer’in eşi) 1948 mezunu olup babasının ismi de Ömer Dürri yazıyor.
Kitapta Dürrü diye geçiyor. Reşat D. Tesal’ın ağabeyi Necip Tesal da, Mustafa Kemal’in sağ kolu ve has adamlarından Nuri Conker’in kızıyla evleniyor. Akrabalık bağı evlenmeden önce de var zaten, Nuri Conker, Tesal’ların
dayılarının eşinin dayısı oluyor. Endogami kuralı işliyor. "Mustafa Kemal’in en eski arkadaşlarından ikisi, Selanik’te ilkokuldan tanıdığı Nuri (Conker) (1882-1937) ve Manastır’da İdadi’de tanıdığı Ali Fethi’dir
(Okyar). Nuri, Enver’in 1914’te kurdurduğu istihbarat örgütü olan Teşkilat-ı Mahsusa’nın ilk yöneticisi olan Süleyman Askeri’nin (ö:1914) kayınbiraderiydi." (E. J. Zürcher, Milli Mücadelede İttihatçılık, s.85)
Larousse, Nuri Conker için aynen şöyle demiş : "Atatürk’ün akrabası ve en yakın arkadaşıydı" Nuri Conker* ile Mustafa Kemal aynı ilkokula gidiyorlar yani Şemsi Efendi İlkokulu’na.
Reşat Bey, Adalet
Bakanlığı’nda sıkılıyor ve imdadına Prof. Dr. Faruk Erem yetişiyor ve İş Bankası İstanbul Hukuk Müşavirliği’ne geçiyor. Oradan da sıkılıyor ve Akademi’ye geçmesi için kendisine Prof. Dr. Reşat Kaynar teklifte bulunuyor.
Reşat Kaynar, Şişli Terakki 1964 mezunu Hüseyin Yavuz Kaynar’ın babası oluyor. Tesadüf işte ! Kitapta daha çok bağ, ayrıntı, ünlü isimlerle olan yakınlıklar, bağlantılar var. Ülkede nasıl iş kotarılır, nereye nasıl gelinir,
nasıl iş bulunur, kim kimdir pek çok önemli bilgi var. Necati Zincirkıran’ın, atv’nin sponsorsorlüğünü üstlendiği tekneyle dünya turuna çıkan "Uzaklara Doğru" çiftinin gezi programını sunarken akraba olduklarını
öğrenmiştik. Bu çiftin yakın akrabası olan bir kişi daha var o da Reşat Tesal. Haldun Simavi’nin sağ kolu ve Günaydın’ın başındaki kişi olan Necati Zincirkıran’ın da, Cüneyt Arcayürek’in yakın akrabası olduğunu şu kitaptan
öğreniyoruz : Yüksel Baştunç, Babıali’nin Saklı Dünyası Son bir not vereyim çok ilginç gerçekten. Varlık Vergisi’nin başındaki kişi de Vefik Pirinççioğlu, aşağıdaki yazılara Pirinçcioğlu Ailesi’ne değinmiştik. Vefik Bey,
anlaşılan o ki, kafasına göre Varlık Vergisi bedelleri saptayabiliyor, ricaya, duruma göre davranıyor. Varlık Vergisi’nin başındaki Pirinçcioğlu, Reşat D. Tesal’ın çok yakın arkadaşı ve o da Sabetaycı zaten.
Bakalım daha neler göreceğiz… *"Daha sonra İttihatçıların İtibar-ı Milli Bankası’nı da yutacak olan İş Bankası 1924 yılında 1 milyon sermeye ile kurulmuştur. Fakat ödenmiş sermaye 250 bin lira idi ve bu para Atatürk
tarafından verilmiş. Öteki kurucular, hemen hemen hiç para ödemeden, büyük bir gelişme gösterecek olan bu bankanın ortakları olmuşlardır" (Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni, s.248) "Atatürk’ün 250 bin lirası,
Hindistan Müslümanlarının Kurtuluş Savaşı sırasında yaptıkları 500 bin liralık yardımın yarısınından oluşuyordu." (Mustafa Sönmez, Kırk Haramiler, Türkiye’de Holdingler, s.198) Peki para ödemeden zengin olan ve daha
sonra Fransızcada çıkarcı anlamına gelen o dönem ancak kapalı kapılar adından "Aferistler" diye anılan, politikacı kimliği ve politikacı bankasında nüfuzlu olan, devletle sermaye arasında iş bitirici rolü oynayanlar
kimlerdi ? Mustafa Sönmez, İsmet İnönü Kılıç Ali ve Yunus Nadi diyor. Doğan Avcıoğlu çok daha geniş anlatıyor bu soygunu ve soyguncuları : "Mahmut Celal (Bayar), Siirt Milletvekili Mahmut, Hüseyin Beyzade İbrahim, Mora
Yenişehirlizade, Ethem Hasan Cebelibereket Milletvekili İhsan, tüccardan Hanifzade Ahmet Edirneli Emin, eşraftan Sükkerizade Tevfik paşa, Süreyya Emir Paşa, manifatura tüccarı Hafız Halit, Trabzon Milletvekili Hasan (Saka),
Kavalalı İbrahim Paşazade Hüseyin, Attarzade Rasim, Sivas Milletvekili Rasim, İnegöllüzade Mehmet Saffet, Uşşakizade Mahmut Muammer (Mustafa Kemal’in kayınpederi-g.) tüccardan Altıağazade Mustafa, eczai tıbbiye taciri Necip,
Yelkencizade Lütfi, İzmir Milletvekili Rahmi (Eczacıbaşı’nın kayınpederi, eşi Mehmet Ali Aybar’ın halası) Muhasebecizade Rıza, Kınacızade Şakir,, Yozgat Milletvekili Salih, Nemlizade Sıtkı, Yozgat Eşrafından Akif Paşa,
Hacıebubekirzade Osman, Ali Ramiz ve Şurekası, Remzizade Ferit, Ertuğrul Milletvekili Dr. Fikret, Rize Milletvekili Fuat, Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali, Avundukzade Mahmut, Ragıp Paşazade Şakir" Banka’nın kuruluş
fikri Mustafa Kemal’in kayınpederi Muammer Bey’den egliyor ve Mustafa Kemal evlendikten 15 gün sonra bunu söylüyor ve Celal Bayar vasıtasıyla banka kuruluyor. Celal Bayar, Muammer Bey’den para da almadan ortak yapıyor.
Bankanın yönetim kurulu üyeleri arasında Kılıç Ali , Nuri Conker ve Salih Bozok da var. "Banka içinde, kendilerini iş hayatının göbeğinde bulan Kurtuluş Savaşı temsilcileri de iş hayatının tadına kolayca varacaklardır.
Celal Bayar liderliğindeki Muammer Eriş, Siirtli Mahmut, Kılıç Ali, Recep Zühtü, Salih Bozok, Nuri Conker, Cevat Abbas gibi kişiler İş Bankası Grubu olarak tanınacak ve bu grubun adı affarisma tartışmalarında sık sık
geçecektir." (Avcıoğlu, s.249) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kemalizm'in vakur kadını Nevin Menemencioğlu
Muammer ELVEREN/PARİS 86 yaşındaki sözleşmeli dışişleri mensubu Nevin Menemencioğlu, Paris'teki Turizm Müşavirliği'nde beyin kanaması geçirip öldü. Paris'te
Turizm Müşavirliği'ndeki masasında geçen cumartesi günü beyin kanaması geçirip ölen 86 yaşındaki Dışişleri mensubu Nevin Menemencioğlu, dün Paris Büyükelçiliği'nde yapılan bir cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Törene
katılan yazar Kenize Murad, Menemencioğlu için ‘Türkiye’nin Fransa'daki en sadık elçisiydi' başlıklı bir yazı yazdı.
Brüksel, Roma ve Paris olmak üzere aralıksız tam 48 yıl, basın-yayın, turizm ve tanıtma alanlarında görev yapan Nevin Menemencioğlu, 86 yaşında olmasına rağmen, Paris'teki Turizm Müşavirliğimiz'deki görevine devam ediyordu.
Geçen cumartesi günü masası başında geçirdiği beyin kanaması nedeniyle vefat eden Menemencioğlu için düzenlenen törene çok sayıda kişi katıldı. Büyükelçi Sönmez Köksal ve eşi Filiz Akın'ın gelenleri kabul ettiği törene
katılanlar arasında Osmanlı Hanedanı'ndan Kenize Murad da vardı. Kenize Murad, toplantıda Menemencioğlu'nun anısına ‘Türkiye’nin Fransa'daki en sadık elçisiydi' başlığıyla kaleme aldığı yazısını dağıttı. Yazıda şu ifadelere yer
verildi: ‘Nevin Hanım ülkesini yalan-yanlış tanıyanlara gerçeği anlatmak ve tanıtmak için 48 yıl süreyle yılmadan çalıştı. Türkiye’yi savunurken bunu büyük bir akıllılık, sempati ve hoş lisanla yapardı. Onu en ağır ithamlar
bile şok etmezdi. Hepsini gülümseyerek dinler, sabırlı ve ılımlı üslubuyla karşısındakini ikna ederdi. Bürokratların kapılarını açamayan gazeteciler, sinema yönetmenleri, yazarlar herkes bilgi almak için onun kapısını
aşındırırdı. Türkiye'nin büyük geçmişi ile iftihar eden, Kemalizm'in bu vakur kadını yaşamını bu tükenmeyen enerjisiyle Türkiye'yi savunmakla geçirdi. Tarihe hiçbir zaman sırtını dönmedi ve her olayın ülkesini daha da
büyüttüğünü söyledi. Bu gerçek insan, bütün Türkler için büyük bir kayıptır. Zira Fransa'da Türkiye'nin küçük bir neferiydi.' Törende bir konuşma yapan Fransa Büyükelçisi Sönmez Köksal ise Nevin Menemencioğlu'nun Türkiye
ile Fransa arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesinde büyük rolü olduğunu ifade etti. Törene, Nevin Menemencioğlu'nun ailesi, yakınları, diplomatlar ve sevenleri katıldı. Tören sonrasında cenaze Türkiye'ye gönderildi.
Cumhuriyet’in ilk kuşağından İSTANBUL'da 1915 yılında doğan Nevin Menemencioğlu, Paris'te Gazetecilik Yüksek Okulu ile Sorbonne Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi'ni bitirdi. Menemencioğlu, 1958 yılına kadar Paris,
Brüksel ve Londra'da Cumhuriyet ve Akşam gazeteleri için serbest gazetecilik yaptı. Ankara Devlet Tiyatrosu için, yabancı dilden piyes çevirileri yapan Menemencioğlu, 1960 yılından itibaren Basın-Yayın ve Enformasyon Genel
Müdülüğü'nde çeşitli görevlerde bulundu. Menemencioğlu, Roma ve Paris'te uzun yıllar Tanıtma Müşaviri olarak görev yaptı. Emekliliğinden sonra ise Paris Büyükelçiliği'nde kültür işlerinden sorumlu danışman sıfatıyla
sözleşmeli personel olarak hizmet verdi. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Behçet TÜRKMEN
(1899 - 1972) Harp Okulu
mezunudur. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çeşitli kademelerindeki görevlerinin yanısıra Atina'da Ataşemiliter Yardımcılığı ile NATO Güneydoğu K.K.K. Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. 1951 yılından itibaren Milli Emniyet
Hizmetleri Reisliği emrinde çeşitli görevler üstlenmiş, 03.09.1953 tarihinde Milli Emniyet Hizmetleri Reisliği'ne atanmış ve bu görevi 27.03.1957 tarihine kadar yürütmüştür. Bu görevden ayrılmasını takiben önce Bağdat
Büyükelçiliği, daha sonra Stockholm Büyükelçiliği görevlerine atanmış ve 1972 yılında vefat etmiştir. http://www.mit.gov.tr/must-biyog23.html 6-7 Eylül günü zamanın CIA Başkanı Allen Dulles Türkiye’de
bulunmaktadır. O zamanki adıyla MAH olan gizli servisin başında da Behçet Türkmen bulunmaktadır. Kimdir bu Behçet Türkmen ? MAH’ı CIA’ye teslim eden adam olarak tarihe geçmiş. Önce daha iyi tanınan oğlu İlter Türkmen’den
başlayalım. 12 Eylül’ün Dışişleri Bakanıdır, eski büyükelçidir . 12 Eylül TSİ 03:30 ‘da Paul Henze’ye haber, "your boys have done it" diye gitti. Türkiye’den önce CIA ajanları başladığını öğrenmişlerdi. İlter
Türkmen, Dışişleri Bakanı olduğunu ilk olarak, Şükrü Elekdağ’ın yakın dostu Büyükelçi Spain’e haber vermiştir; Türkiye insanı haber almadan, Spain öğrenmiştir. MHP’den İzmir milletvekili adayıydı, seçilemedi. Babası Behçet
Türkmen, Coca-Cola Türkiye’yi Has Ailesi ile (%10’u Türkmen’e, % 90’ı Has’lara ait olmak üzere) kurmuşlardır. Yakubilere ait olan Boğaziçi Lisesi Mezunu Kadir Has malum, Demirel’in yakın dostudur ve Rus Tatarları’ndan Nazi Veli
Menger’le birlikte Otomarsan’ın ortağıdır. Kadir Has ayrıca Akbank’ın kurucularındandı, sonra hisselerini diğer ortak Sabancı’ya devretti.Otomarsan’ın büyük ortağı Daimler-Benz’dir ve Veli Menger o Hitler döneminde İsmet
İnönü’nün Nazilerle kuryeliğini yapıyor ve Mercedes Türkiye temsilciliği de diğer işidir. Otomarsan, 12 Eylül sonrası askeri araç üretme izni almıştır ve ortaklığına da, İş Bankası , Kara Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı, Suudi
Natioanal Otomobile Ind. Gibi kritik isimleri dahil etmiştir. HBB televizyonu hatırlanacağı üzere, Susurluk patladığında, polis memurlarından, Sedat Bucak’a kadar bütün isimlerin çıktığı ve dezenformasyon yaptığı kanaldı.
HBB’nin açık adı Has Bilgi Birikim’dir. Yine Has ailesinden Mete Has bir ferdi 90’lar sonrasında uzun süre MHP İstanbul İl Başkanlığı’nı yürütmüştür. Mete Has, en son, Murat Demirel’in gönderdiği rüşveti Gazeteci Rauf Tamer’e
götürmesiyle gündeme geldi. Mahir Çayan bu şahsı (başkaları da vardı) otuz sene kaçırmış ve fidye almıştı. İstanbul Bankası da bu ailenin di ve İstanbul Bankası’nın başında da Özer Çiller vardı. O döndemde Özer Çiller’in
şoförü ve kuryesi olan kişi daha sonra Manukyan için çalışırken, Manukyan’ın yaralandığı bombalı suikastte öldürüldü. Suikast büyük ihtimalle Manukyan'a değil bu şahsa yapılmıştı. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Celalettin Tevfik KARASAPAN
(1901 - 1974) Paris
Siyasi ve Sosyal bilimler Okulu Gazetecilik Bölümü mezunudur. Bükreş Büyükelçiliği görevinde bulunmuştur. 02.10.1959 tarihinde Milli Emniyet Hizmetleri Reisi olarak göreve başlamış ve bu görevi 29.05.1960 tarihine kadar
yürütmüştür. 1961 seçimlerinde Afyonkarahisar Senatörü seçilerek parlamentoya girmiş ve 1974 yılında vefat etmiştir. http://www.mit.gov.tr/must-biyog19.html Karasapan’ın kızı şu anda Mümtaz Soysal ile evldir. Mümtaz
Soysal, Mehmet Ağar’ın dokunulmazlığının kaldırılmasıı için yapılan oylamada evet oyu kullanmamıştır. Aynı kadın daha önce Mehmet Ali Kışlalı (Taner Kışlalı’nın ağabeyi) ile evliydi ve Kışlalı o dönemde özel(!) haberleriyle
tanınmıştı. Bir süre Erol Simavi’nin sağ koluydu. Sinagog Baskını nedeniyle "ilginç" haberler (MOSSAD kaynaklı) verirdi. Babasının yakın dostu olduğu için, Türkeş’e, Aslan Amca diyen, Hıncal Uluç da, Kışlalı
biraderlerin kuzenidir; babası Türkeş gibi Türk Gladiosu olan Ergenekon üyesidir ve diğer kardeşlerinin ismi de, babasının dünyasını yansıtmaktadır : Öcal, Vural…
Yankı Dergisi’ni çıkarıyordu, Hıncal Uluç da orada gazeteciliğe başlamıştır.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Fuat DOĞU (1914 - ) Harp Okulu mezunudur. 1934 yılında Piyade Asteğmen olarak katıldığı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra, 1954 yılında Milli Emniyet Hizmetleri'ne atanmış, çeşitli birimlerde yöneticilik yapmış, daha sonra Milli Emniyet Hizmetleri Reis Yardımcılığı , MAH
Başkanlığı ve yurt dışı görevlerinde bulunmuştur. 01.09.1962'de Milli Emniyet Hizmetleri Reisliği'ne atanmış, bu görevde 25.08.1964 tarihine kadar kalmış, müteakiben Silahlı Kuvvetlere 59. Tümen Komutanı olarak dönmüştür.
Genelkurmay Teftiş Heyeti Üyeliği'nden sonra 02.03.1966 tarihinde MİT Müsteşarlığı görevine atanmış, bu görevi 13.07.1971 tarihine kadar sürdürmüştür. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden Korgeneral rütbesiyle emekli olmuş ve aynı
tarihte Lizbon Büyükelçiliği görevine atandığı için MİT Müsteşarlığı görevinden ayrılmış ve 1978 yılına kadar 7 yıl süreyle Lizbon Büyükelçiliği görevinde bulunmuştur. Ünlü MİT’çi Hiram Abas’ın adı, kendi gibi mason olan
babasının masonluğunun nişanesi olarak konmuş. Fuat Doğu’nun manvei oğlu gibi. Emekli olduktan sonra da hep Abas, yardımcı oluyor, ev eşyalarını dahi taşıtıyor. Mehmet Eymür’ün babası da Baba Mazhar teşkilattan ve o da üst
düzey mason; tıpkı Abas gibi. Fuat Doğu’ya ilgili anılar vs Eymür’ün Analiz kitabında ya da Soner Yalçın’ın Bay Pipo’sunda var.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Feyyaz Berker
"Tekfen Holding, inşaat, tarım, endüstri, finans, gayrimenkul, dış
ticaret ve tekstil alanlarında faaliyet gösteren bir şirketler topluluğudur. 1956 yılında Necati Akçağlılar, Feyyaz Berker ve Nihat Gökyiğit tarafından kurulmuştur; adını Teknoloji ve Fen sözcüklerinden almıştır." (http://www.tekfen.com.tr/turkce/tarihce.asp) Ortaklardan Necati Akçağlılar ortalarda görünmeyen, tanınmayan birisi. En tanınmışları kuşkusuz Feyyaz Berker. Defalarca yazdık ama yineleyelim : Berk ya da Berg dağ
demek. Moşe Rabenu’ya (Hz. Musa) Tevrat, dağda verilmiş. Berker ya da Berger çok tipik bilinen bir soyismi.
Şişli Terakki, 1969-1970 mezunu Mevhibe Feyza Berker var, Ibrahim Sahir kızı. Feyyaz Berker, Boğaziçi İİBF
mezunu. (http://www.boun.edu.tr/brosur/page26.htm) Feyyaz Berker TÜSİAD Başkanlığı yaptı. Türk Egitim Gönülleri Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi. Bu vakfın baş aktörü İbrahim Betil, Betil’in, Kim Kim’dir den annesinin kızlık
soyadının Karakaş olduğunu öğreniyoruz. Sabetaycıların kalelerinden biri bu vakıf. Feyyaz Berker, Koç Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti ‘nde de var. Nihat Gökyiğit’in burada geçmeyen bir ismi daha var A. diye geçiyor.
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Konseyi Başkanı aynı zamanda. Necati Akçağlılar kamuoyunda en az tanınanı ama biz aslında bu patronu daha önceden tanıyoruz ve yazdık. Namık Kemal’in kızı Feride Hanım, Menemenlizade Rifat
Bey’le evlenmiş. Bu evlilikten olan Numan Kemal Menemencioğlu, Selanik’te Terakki mektebinde okumuş, büyükelçilik derken Dışişleri Bakanı olmuş. Diğer Çocuk Ahmet Muvaffak Menemencioğlu, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü
yapmış. Onun kızı Nermin Menemencioğlu Strater, onun da çocuğu şair Muazzez Menemencioğlu. Ahmet Muvaffak Menemencioğlu’nun oğlu Turgut Menemencioğlu da büyükelçi. Namık Kemal’in kızı Feride Hanım, Menemelizade Rifat
Bey’den olan kızı ise Beraat Savut. Beraat Hanım, Mümtaz Savut’la evlenmiş. Mümtaz Savut, valilik ve İller Bankası Genel Müdürlüğü yapmış. Mümtaz-Beraat Savut’un oğlu İlhan Savut ünlü bir isim olan İçişleri Eski Bakanı Şükrü
Kaya’nın kızıyla evlenmiş. Şükrü Kaya, üst düzey bir mason ve Ermeni Soykırımı suçlusu olarak Malta’ya sürülenlerden. Damadı İlhan Savut, Dışişleri üst düzey mensubuyken Menderes’in düşen uçağında ölmüş.
Menemencioğlu ailesinin bir diğer kızının Tekfen’in kurucu ortağı Necati Akçağlılar ile evli olduğunu söyleyeyim.
Menemencioğlu’nun bir ferdinin çok ileri yaşta Paris’te büyükelçilikte geçenlerde öldüğünü Hürriyet uzun uzun yazdı.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Taşkent -
Göğüş
- Yalman - Ergüder - Birgit - Güzel
"Cevher Özden (Banker Kastelli): “Kemal Derviş'in babası Rıza Derviş Büyük Klüp'ten dostum. Rıza Derviş'in servetini ben yönlendiriyordum. Babası İş Bankası'nın ortağı idi. Unireal ve Rabak gibi o dönemin güçlü
şirketlerinde hisseleri vardı. Servetinin önemli bir kısmını devlet tahvili ve hazine bonosunda değerlendirirdi.” http://www.aksiyon.com.tr/2001/328/kapak/1.htm
"Babası Rıza Derviş'in geçmişte bir gazetecilik girişimi de olmuş. Suat Ulagay, Ahmet Emin Yalman, Orhan Birgit ve Özcan Ergüder'le birlikte ‘‘Hareket’’ isimli bir gazete çıkarmak istemişler. Bunun için İş Bankası'ndan
kredi almışlar. Arka planda Kazım Taşkent varmış.” http://arsiv.hurriyetim.com.tr/hur/turk/01/05/30/yazarlar/02yaz.htm
Yukarıdaki alıntıda ismi geçenler, Kemal Derviş'in babası ve ortakları ne anlamlı ve ne çok şey anlatıyor. Suat Ulagay, Ulagay Ailesi'nin mensubu.
Şişli Terakki 1972- 1973 Mezunu İbrahim Ethem Ulagay. Dedesinin yani İbrahim Ethem Ulagay İlaç Şirketi'nin de ismini taşıyan bu kişi aynı isimdeki ilaç fabrikasının sahibinin oğlu. Gazeteci,
Osman Ulagay’ın -yanlış bilmiyorsam- kardeşi. (Ressam Orhan Taylan’ın karısı Melek’in kızlık soyadı da Ulagay. WM)
Gelelim Özcan Ergüder'e : Aksiyon’da Çoşkun Kırca için ne deniyordu ? "Coşkun Ali Kırca, ikinci evliliğini de Bige (Ergüder) Hanım'la gerçekleştirir. Çiftin, bu evlilikten de Selcan (bir Amerikalı ile evlenir)
ve Gülcan (o da Ankaralı bir işadamı Ferit Bey'le birleştirir hayatını) adında iki kızı daha olur. Bige Hanım, İzmir eski Belediye Başkanı Osman Kibar'ın yeğeni Sevil (Dilber) Hanım'la evlenen Özcan Ergüder'in kardeşidir."
Gelelim Kazım Taşkent
'e : Larousse’a bakarsak Kazım Taşkent uzun süre kamuda çalıştıktan sonra, birden Yapı
Kredi’yi kurmuş. Yazan Sadi Abaç, "Kazım Taşkent ve Yapı Kredi Bankası" epey bilgi var içinde. Kazım Taşkent, Avrupa’da okumuş, Kimya Yüksek Mühendisi birisi. Babası Naki Bey için yargıç, kayın pederi için de
meşhur Faik Paşa deniyor. Taşkent’in asıl meşhur olan yakınları ise amcaları Esat ve Vehip Paşa’lardır. Vehip Paşa, Çanakkale’de Mustafa Kemal’in komutanıdır ve Mustafa Kemal’in kendisini çok sevdiğini okuduklarımdan biliyorum.
Mehmet Esat Bülkat Paşa : Bahriye Nazırı, Korgeneral, Vehip Paşa’nın (Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki komutanı) kardeşi; Karacaahmet 1. Ada Kitaba göre, Mustafa Kemal, Kazım Taşkent’i çok seviyor; onu hep tepelere
getiriyor,özel olarak görüşüyorlar,ondan özel raporlar istiyor vs Pek sıkı fıkı bir yakınlık var belli ki… Ayşe Kulin’in "bestseller" kitabı "Adı Aylin" de, anlatılan Aylin Radomisli’nin ablası Nilüfer
Ayşe Kulin’in yazdığı Adı Aylin romanında bahsedilen Aylin’in ablası Nilüfer’in, ilk eşinin babası Ali Tanrısever, Kazım Taşkent’le birlikte Yapı Kredi’nin ilk kurucularından. Nilüfer Hanım ikinci evliliğini Kasım Gülek’le
yapmış. Basın Yayın Genel Müdrlüğü de yapan, Vedat Nedim Tör hakkında www. Mason.org.tr’de tarihçe’de, Necat Locası üyesi olarak da karşılaşıyoruz. İstanbul Radyosu müdürüyken Faruk Yener’i radyoya alan da Vedat Nedim Tör. Oğlu Şişli Terakki mezunu olan Vedat
Nedim, Şefik Hüsnü TKP lideriyken, Genel Sekreter görevini üstleniyor ve 1927’de de bütün TKP belgelerini gidip polise teslim ediyor ve düzen tarafından acayip yükseltiliyor. Devlette pek çok üst düzey görev, müdürlük, genel
müdürlük yaptıktan ve sonra da Kazım Taşkent’in Yapı Kredi Bankası’na geçiyor. Vedat Nedim, Doğan Kardeşi’i çıkaranlardan. Doğan ismi de, Kazım Taşkent’in İsviçre’de okuyan ve kayak yaparken çığ altında kalıp ölen oğlundan
geliyor. Gelelim diğer iki ortağa.
Orhan Birgit ve
Ahmet Emin Yalman
daha önce de beraberler, bunu 6-7 Eylül'ü anlatırken yazmıştık : Selanik'te Mustafa Kemal'in
evine atılan bomba zaten Temmuz ayında İstanbul’dan Selanik’e götürülmüştür. Peki bu bombayı götüren kimdir ? Selanik’ten İstanbul’a - Bir Ömrün Hikayesi" Reşat D. Tesal’ın otobiyografik kitabı, İletişim Yayınları
tarafından 1998’de yayınlanmış. Babası, Ömer Dürrü Tesal, o dönemde milletvekili ve daha sonra da Mübadele Komisyonu Başkanlığı yapıyor. İttihat ve Terakki Genel Sekreteri Mithat Şükrü Bleda (Bülbülderesi Mezarlığı’na
defnedilmiştir) Tesal’ın akrabalarından birisi. Tesal, Mübadele sonrası İstanbul’a geliyor. 1927’de O zamanki adıyla Feyziye Lisesi’ne yani şimdki Işık Lisesi’ne gidiyor. Sınıf arkadaşlarından birisi Zihni Betil. İbrahim
Betil’in akrabası. Ünlü Ceza Hukukçusu Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer de, Reşat D. Tesal’ın kızkardeşiyle evli. Ünlü Mimar Hayati Tabanlıoğlu’nun da Reşat D. Tesal’ın bacanağı olduğunu öğreniyoruz. Tabanlıoğlu, İstanbul AKM,
Yeşilköy Hava Limanı, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Milliyet Binası gibi bazı projelerin mimarı. Reşat D. Tesal, İsviçre’de hukuk okuyor, sonra yargıçlık, üst düzey banka yöneticiliği, üniversitede öğretim üyeliği, 1980’ de
İktisadi Ticari İlimler Akademisi Dekanlığı gibi mevkilerde bulunuyor. Tesal’ın elbette bir de masonluğu var ve kitabının sonunda, Tanrı yerine masonların kullandığı ünlü deyimle Kainatın Ulu Mimarı diyor. Kışları İsviçre’de,
yazları ise Büyükada’da yaşayabilecek, çocuklarını kendi gibi yurt dışında okutabilecek bir hayat standartına sahip.Reşat D. Tesal’ın akrabalarından birisi, kuzeni, Mehmet Ali Balin. Hariciyeci Balin’le, 6-7 Eylül olaylarını
incelerken karşılamıştık. Balin, Mustafa Kemal’in Selanik’teki evinin bombalanmasıyla başlayan ÖHD provokasyonunda baş rollerden birinde ancak, ismi pek bilinmeyen birisi. Diplomatik dokunulmazlıktan yararlanarak bombayı
İstanbul’dan Selanik’e götüren kişi. Olayı asıl körükleyen Yeni İstanbul Gazetesi’dir. Gazete sahibi Mithat Perin geçen yıl öldü. Selanikli ve Sabetaycıydı. İstanbul’un 52 ayrı noktasında yangın çıkarılmış ve
yakılacak yerler aylar öncesinden tek tek belirlenmiş ve işaretlenmiştir. Binlerce işyerinin dışında 73 kilise de yakılmış, yıkılmıştır. Yanlışlıkla bir de sinagog yakılmıştır. Kıbrıs Türktür Cemiyeti, 6-7 Eylül tezgahında
baş rolü oynuyor ve yakıp yıkmalarda ve öncesinde görevini yapıyordu. Bu cemiyetin tanınmış üç üyesi A. Emin Yalman, Orhan Birgit ve Ali İhsan Göğüş’tü. Orhan Birgit ve Ali İhsan Göğüş, uzun yıllar CHP’nin ağır topları
oldular. Bu ikili daha önce de birlikteydiler zaten. Gazeteci Zeynep Göğüş’ün (Okay Gönensin’in eşidir) de babası Göğüş Ali İhsan Göğüş, Ergenekon’un TİB isimli örgütünün düzenleyecilerinden başbakanlık eski Müsteşarı ve Bakan
Hasan Celal Güzel’in de öz dayısıdır. Mürseloğlu sülalesinden gelmektedir. Yani, Hatay’ı sömüren, insanları ezen Hatay Cumhurbaşkanlığı da yapan, kötü şöhretinden dolayı da sülale ismini soyadı almayan Tayfur Sökmen ve onun
oğlu MHP Milletvekili, Meclis Başkanvekili Murat Sökmenoğlu ile aynı sülalenin mensuplarıdır. Orhan Birgit tüm hayatı boyunca kendi gibi mason ve sabetaycı Simavi’lerin gözdesi olmuştu. Kıbrıs Türktür Cemiyeti ile 6-7
Eylül arasındaki bağ, Yassıada’daki duruşmalarda da gündeme gelmiş ve Orhan Birgit ile A. İhsan Göüğüş yargılanmış ve elbette aklanmışlardı. Fatin Rüştü Zorlu, 6-7 Eylül’den önce Kıbrıs’la ilgili olarak İngiltere’de
görüşmelerdeydi ve 6-7 Eylül, Çoşkun Kırca’nın Menderes’i kurtarmak amacıyla yalancı şahitliğiyle üstüne yıkıldı. Zorlu sıradan hırsız bir siyasetçiydi ve hırsızlıkları, ülkeyi soyması Yassıada’da belgelendi. Hırsızlığın
milliyetçilik adı altında sunulması ve bankaların hortumlanması çok eskiydi. Fatin Rüştü Zorlu, Ziraat Bankası’nı 6 miyon liracık hortumlamıştı, ama başlıbaşına bir kitap konusu olan TSKB’nin soyulması çok daha büyük
boyutlardaydı ve soyanlar arasında Sabancı, Samet Ağaoğlu, Kazım Taşkent sadece okyanustaki damlalardan bir kaç isimdir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mehmet Ali Bayar
Hürriyet’in Bugün (5.4.2002) attığı manşet : Merkez sağda sürpriz lider
Washington Büyükelçiliği Müsteşarı ve Demirel’in Cumhurbaşkanlığı esnasında Dış Politika Müşaviri olan Mehmet Ali Bayar, DTP’nin başına geçmek için dönüyormuş. Babası Nuri Bayar, AP Kurucularından Sakarya
Milltevekili Nuri Bayar. Anne tarafından Demokrat Parti’nin istanbul Belediye Başkanı Kemal Aygün’ün torunuymuş ve dayısı da DP döneminin TBMM Başkanı Refik Koraltan’mış. Baba tarafından Kosova ve Manastırlı, anne tarafından
ise Sivaslıymış. Küçük Kardeşi ise Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar. Hürriyet bunlari yazıyor. Biz de yazılmayanları yazalım. Aksiyon’da Çoşkun Kırca için ne deniyordu ? "Coşkun Ali Kırca, ikinci
evliliğini de Bige (Ergüder) Hanım'la gerçekleştirir. Çiftin, bu evlilikten de Selcan (bir Amerikalı ile evlenir) ve Gülcan (o da Ankaralı bir işadamı Ferit Bey'le birleştirir hayatını) adında iki kızı daha olur. Bige Hanım,
İzmir eski Belediye Başkanı Osman Kibar'ın yeğeni Sevil (Dilber) Hanım'la evlenen Özcan Ergüder'in kardeşidir. Sevil Hanım'ın kızkardeşi Ayla Hanım ise İpekçi ailesinden Abdi ve Sibel İpekçi'nin yengesidir." Bir
Ergüder daha var meşhur. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü de yapmış olan Prof. Dr. Üstün Ergüder. Üstün Ergüder’in ismine bir yerde daha rastlıyoruz : " TR. Erguder, Ustun. Rector, Bosporus University. 1996 "
Bilderbrg 1996 toplantısına katılmış. Eşinin ismi de Esther Hilda Dubler… Altay Başkanı Mahmut Özgener’in annesi ve yine Altay eski başkanlarından Esen Özgener’in de eşi olan hanımefendi Osman Kibar’ın kızı. Özgener
Ailesi aslen tütüncü ve sonradan da plastik sanayie girmişler. Esenpen şirketi bu aileye ait. Esen Özgener de (Mahmut Özgener’in kızkardeşi) milli atletti ve şirketlerinin ismi buradan geliyor. Bige Hanım vefat edince ölüm
ilanından, Osman Kibar’ın karısının adının Ulya olduğunu görüyoruz ve Özelleştirme İdaresi Başkanı Bilderberg Üyesi Uğur Bayar için de şöyle denmiş : Ulya-Osman Kibar’ın yeğeni. Osman Kibar, Işık Lisei Mezunu ve elbette mason.
Uğur Bayar aynı zamanda Bilderberg üyesi. İnternet’ten Bilderberg’e katılanların listesinde şöyle geçiyor : 1998 TR - Bayar, Ugur - Chairman, Privitization Administration
Leyla Umar daha önce Uğur Bayar’ı pazarlıyordu anlaşılan ibre ağabeyine dönmüş.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ FİRUZAN YAVUZ GÖKMEN
Müfit Yılmaz oğlu, 1946 yılında Manisa'da Hava Fürüzan'dan doğma, Manisa Saray Mahallesi...
(THKP-C Davası İddianamesi) Yavuz Gökmen, yazılarında sık sık ailesindeki hukukçulardan bahsederdi. Babası da avukat olduğu için oğluna Hukuk Fakültesi'ne gir demiş ve Yavuz Gökmen de öyle girmiş. Dededi Mazhar Müfit
Gökmen, Şark İstiklal Mahkemesi Başkanı. Yanlış hatırlamıyorsam Yargıtay vb yüksek bir mahkemenin de başkanıymış. Halen hayatta olan bir amcası emekli büyükelçi. İsmail Hakkı Gökmen'le bağı var mıdır bilemiyorum ama muhtemeldir.
İlk eşi gazeteci, sanırım Posta'da yazıyordu, Füsun soyadı Özbilgen'di galiba İddianamede Ayşe Füsun Gökmen diye geçiyor, baba adı M. Muammer. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Nazime Antel
Emin Nazime Antel, 1918 yılında İstanbul'da
doğdu. 31 Mart Harbiye Nazırı Nazım Paşa ile tanzimat dönemindeki ıslahat hareketleri içinde maarifle de ilgilenen Mehmet Emin Ali Paşa'nın torunu olan Nazime, Dr. Mehmet Necdet ve Azra hanımın ilk çocuğudur.
İlkokulu Sarıyer İlkokulunda okuduktan sonra, eğitimine Arnavutköy Kız Kolejinde devam etti. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi Bölümünde yüksek öğrenim hayatına başlayan Nazime Antel için bu okul, hayatının önemli
kilometre taşlarından birini oluşturur. 8 Mayıs 1943'de İ.Ü.Pedagoji Kürsüsü'nün başında bulunan ve yaptığı bilimsel araştırmalarla genç Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş eğitim anlayışının oluşmasına büyük katkılar sağlayan
Sadrettin Celal Antel'le evlenir. 1943-44 Öğretim yılında Beyoğlu Kız Okulu'nda yardımcı öğretmen olarak mesleki hayatına başlayan Nazime Antel daha sonra Çapa Erkek Lisesi ve İstanbul Kız Lisesi'nde İngilizce öğretmenliği
yapmıştır. 1954 yılında hayat arkadaşı Sadrettin Celal Antel'i kaybetmiştir. Nazime Hanım uzun yıllar Darüşşafaka'nın Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmüş olan Fettah Aytaç'ın önerisi ve desteğiyle 1955-56 öğretim yılında
artık Darüşşafaka'lıdır. Nazime Hanım'ı Darüşşafakalı yapan bir başka neden de Darüşşafaka'nın bizzat kendisinin Nazime hanımın eğitim anlayışına uygun bir eğitim kurumu olmasıyla ilgilidir. Çünkü o, eşi Sadrettin Celal
Antel'in de kurucuları arasında yer aldığı 1919 yılında kurulan Osmanlı Sosyalist Fırkasının parti porgramında yer alan 6. maddeyi eğitim anlayışı olarak benimsemiştir. "Bütün öğretim kademelerinde eğitim-öğretim parasız
ve yatılı olacaktır." Bu anlayış onun yaşamı boyunca bağlı bulunduğu Atatürk Türkiye'sinin çağdaş eğitim anlayışının da özetidir. 1972 senesinde Darüşşafaka kız öğrencilere de kapısını açar. Bu tarih, aslında yüzyıllık
bir gecikmenin son noktasıdır. Hayat Mecmuasının 1968 yılı 10. sayısında Öz Dokumanl'la yaptığı röportajda Nazime Antel, okulun kuruluşunun karma eğitim mantığıyla temellendiğini, ancak daha sonra bundan vazgeçildiğini dile
getirir : Esat Paşa bu fikri, Paris civarında gördüğü "Prytanee Militaire de la Fleche" okulundan alıyor. Mektep, kız ve erkek yetimlerine mahsus olacak. İlk karar da zaten kız-erkek karma okul olması şeklinde. Ama
sonradan bu fikirden vazgeçiliyor... Darüşşafaka'nın karma eğitime geçişi, 1873'lü yıllar için yerinde, ancak müslüman ahali için erken bir karar gibi görünmüş olmalı... Yüzyıllık gecikmişliğin telafisi 1972 yılında
gerçekleştirildiğinde, bu tarih ana dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay da iştirak edecektir. 12 Aralık 1972 tarihinde Milliyet Gazetesi başyazarı Abdi İpekçi ile yaptığı röportajda Nazime Hanım, eğitim tüm enstrümanlarıyla
birlikte bir süreç olduğunu ifade eder. Öğrencilerin başarı oaranı yüzde 98'lere varmasına rağmen, sahip olduğu başarıyla yetinmeyerek, o hep daha ileriye işaret eder: "Biz bir öğretim kurumuyuz, daima mükemmele, daima
daha iyiye gitmek azmindeyiz. Öğrencilerimizin adedini yükseltmek, kütüphanemizi çok daha zenginleştirmek. Laboratuvarlarımızı daha modern araçlarla teçhiz ederek daha çok deneyler yapma olanağı sağlamak arzusundayız. Onun için
bize bu bütçe yetiyor, artık burada durabiliriz gibi bir şey söz konusu olamaz. "Bugünkü Darüşşafaka'nın kampüsüde Nazime Antel ve Fettah Aytaç'ların ileri görüşlerini destekleyen cemiyet yönetiminin sayesinde vücut
bulmuştur. Nazime Antel, 4 Kasım 2000 tarihinde 82 yaşında aramızdan ayrılmıştır.
|