 |
Babası, Anadolu kazaskeri Dardağanzâde Hacı Mehmed Emin Efendi, annesi Fatma Zekiye Hanım’dır. Ailesi soyadı kanunundan sonra Arsebük, Arel ve
Dardağan soyadları ile devam etmiştir. İstanbul Vefa’da doğdu. İlk öğrenimini Vefa’daki Taşmektep’te başladı. Şemsülmaârif ve Numûne-i Terakki mekteplerinde devam etti. Babasının naib olarak İzmir’e tayin delimesinden sonra
orta öğrenimini oradaki Fransız Koleji’nde yaptı. Bir taraftanda özel olarak İngilizce, Fransızca ve Almanca dersleri alıyordu. Ayrıca İzmir’de başladığı medrese tahsilini, İstanbul’da tamamlayarak İstanbul rüûsunu kazandı.
Yüksek tahsilini İstanbul’da Mekteb-i Hukûk-ı Şâhâne’den birincilikle mezun olarak tamamladı (1906). Daha orta öğrenimi sırasında memuriyet hayatına girdi. Önce Aydın Vilayeti Mektûbî Kalemi müsevvid’i oldu (1895). Sonra
İstanbul’da Adliye Nezareti’nde sırasıyla mütercimlik, Mektûbî Kalemi şifre katipliği, mühür ve şifre müdürlüğü ile mektûbî muavinliği görevlerinde bulundu. Bu görevde iken Adliye Nâzırı Abdurrahman Paşa’nın kızı Pâkize
Hanım’la evlendi (1907). II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Adliye Nezareti mektûbî müdürlüğüne terfi etti. Otuz üç günlük Ticâret-i Bahriyye Mahkemesi azalığından sonra Rumeli-i Şâhâne Vilâyât-ı Selâse adliye müfettişliğine
tayın edildi (1 Kasım 1909). 1910’da Washington’da toplanan Milletlerarası Hukuk Kongresi’nde Osmanlı Devleti delesi olarak katıldı. (İslam Ansiklopedisi, Diyanet Vakfı Yayınları, C. 3, S. 352-354)
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü
Buradaki şahısların fotoğraflarını görmek için renkli yazılara tıklayınız Feridun Cemal Erkin 1900 İstanbul doğumlu, kardeşi
Ulvi Cemal
ise 1906; Feridun Cemal Paris Hukuk Fakültesi mezunu, kardeşi Ulvi Cemal de devlet tarafından "süper çocuk" olarak Fransa’ya gönderilmiş. Feridun Cemal büyükelçilikler (Roma, Washington, Paris, Londra) ve Dışişleri bakanlığı Yüksek Müşaviri olmuş. Çok kıymetli bir zat olarak, Meclis dışından Dışişleri Bakanı (1962-1965) olmuş ve daha sonra CHP Ordu Milletvekili seçilmiş. Dönemin(1970) Cumhurbaşkanı tarafından da kontenjandan senatör yapılmış. İlhami Soysal "gibileri" rahat durmamış ve Feridun Cemal Erkin’in mason olduğunu açıklamış. (s.424)
Memlekette "süper çocuk" çıkma durumu hep bir etnisiteye/dine mahsus olduğu için, Ulvi Cemal Erkin’in 1932’de evleneceği Ferhunde Hanım da üstün yetenekli oluyor ve Halikarnas Balıkçısı bahsinde değindiğimiz
Şakirpaşa Ailesi’nden Aliye Hanım’ın eşi Karl Berger giriyor devreye. Ferhunde Hanım’a Sevda Cenap And Vakfı özdül vermiş; bu vakıf Yılmaz Demir’in dikkatini çekmişti daha önce. Bu yazıyı aşağıya alıyorum. Erkin Ailesi daha çok
bağları olan bir aile onları daha sonra aktaracağım. Ulvi Cemal Erkin, Türk Beşleri denenlerden birisi.
"Ferhunde Remzi, asker çocuğu. Babası kurmay yüzbaşı Ali Remzi Yiğitgüden. Annesi Nazmiye Hanım,
Ferhunde'yi 1909 yılında kendisi henüz 15 yaşındayken İstanbul'da dünyaya getiriyor. Ferhunde Hanım, annesiyle akran gibi olduklarını ve babanın sertliğini yumuşatmak için kendini çocuklarına kalkan ettiğini anlatır. Baba,
disiplinli, otoriter, sert fakat ileri görüşlü ve sanatçı ruhlu bir asker. Ud, keman ve kanun çalıyor. 1911'de doğan Necdet ile Ferhunde'ye 1. Dünya Savaşı'nın kaybedildiği ve Kurtuluş Savaşı'nın başlayacağı o karanlık günlerde
bile Bandırma gibi bir taşra kentinde keman ve piyano dersleri aldıracak kadar dünyaya bakışı modern bir asker. Bandırma'dan işgal altındaki İstanbul'a geldiklerinde babaları veliaht Abdülmecit Efendi'nin yaverliğine
atanmıştır. Beyazıt'ta otururlar ve iki kardeş Gedikpaşa Amerikan Mektebine gitmeye başlarlar. İşte tam bu sırada iki kardeşin de geleceğini yönlendirecek olan Karl Berger
girer hayatlarına. Berger, ünlü keman virtüozu ve pedagog Sevcik geleneğini sürdüren bir Macar müzisyendir ve Avrupa'daki savaştan kaçarak İstanbul'a gelmiştir. İstanbul'da hayatının sonunda evleneceği Şakir Paşa'nın küçük kızı Aliye Berger başta olmak üzere pek çok kadını etkileyen Berger, Kalamış'ta Ferhunde Hanım'ın babasının asker arkadaşı Mazhar Beyin evinde kalmaktadır. Ferhunde ile Necdet her gün Beyazıd'dan Kalamış'a Berger'e derse giderler. Çocuklardaki yeteneği farkedince de Beyazıt'a Ferhunde hanımların evine taşınır Berger.
Ferhunde Hanım Berger'i beğenir, son derece şık ve yakışıklı bir adam olduğunu söyler…. Ferhunde Hanım bir yandan Berger'le çalışırken bir yandan da zamanın tanınmış piyano öğretmenlerinden olan bir başka Macar'dan,
Hegyei'den de piyano dersleri alır ve bu arada Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'ne devam eder. Kolej eğitimi bitince 1928 yılında kardeşi Necdet ile birlikte Alexander von Humboldt bursuyla Almanya'ya gider. Leipzig
Konservatuvarı'ndaki piyano öğretmeni Otto Weinreich, onun önüne yepyeni ufuklar açar ve ona sonraki yıllarda öğrencilerine de uygulayacağı piyano çalarken sadece elleri ve parmakları değil, bedeni de doğru kullanma tekniğini
öğretir. 1931 yılında yurda döndüklerinde Atatürk, Ferhunde ve Necdet Remzi'yi Ankara'ya çağırarak, onların Ankara'da kalmalarını ve Musiki Muallim Mektebi'nde öğretmenlik yapmalarını ister.
İşte bu okulda Ferhunde Remzi, bundan sonraki hayatını etkileyecek olan adamı tanır. http://www.radikal.com.tr/diger/ekler/radikal2/1999/12/12/sanat/90.shtml
- Ulvi Cemal Erkin'in babasınin adi Mehmed Cemil Bey. - Paris Büyükelcisi olan Mehmed Cemil Bey, Sadrazam Mustafa Reşit Pasa'nın oğlu. - Sadrazam Mustafa Reşit Pasa, Şerif Hüseyin'in eşi Adile Hanım'ın dedesi oldugu bu
forumda daha önce yazıldi. Şerif Hüseyin-Adile Hanım'ın oğlu Emir Zeid al-Hussein,
Fahrünissa Zeid
'in eşi.
Fahrünissa Zeid Şakir Paşa-Sare İsmet Hanım'ın kızı, Halikarnas Balıkcısı CEVAT ŞAKIR KABAAĞAÇLI
'nin kardeşi)
- Büyük Larousse'de Cemil Mehmed Pasa olarak yazilmis, Mehmed Cemil Bey. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
FETHİYE HANIM (1881-1956)
Cemal Reşit Rey'in annesi Fethiye Hanım'ın büyük babası Sadrazam İbrahim Ethem
Paşa'ydı. Fransa'da maden mühendisliği eğitiminin ardından yurda döndükten sonra uzun süre madencilik üzerine çalışmalar yapmış, 1847'de sarayın hizmetine girmiş, Berlin büyükelçiliği ve bir yıl kadar sadrazamlık yapmıştır.
Bilim alanında memlekete getirdiği pek çok yenilik vardır. Ethem Paşa'nın dört oğlu olmuştur. Bunlardan en büyüğü ressam, Arkeoloji Müzesi kurucusu Osman Hamdi Bey'di. Üçüncü oğlu Galip Bey, Sedat Hakkı Eldem'in babasıydı.
Osman Hamdi Bey, babasının Boğaz'daki yalısını bir sanat ortamı haline getirmiş, burada Avrupa'nın en büyük sanatçıları ile Türk sanatçıları bir araya gelmişlerdir. Osmah Hamdi Bey'in küçük kardeşi Mustafa Hamdi Bey'in
kızlarından Fethiye Hanım da bu yalıya sık sık girer çıkardı. Cemal Reşit Rey'in babası ve annesi de işte bu yalıda tanıştılar. Fethiye Hanım çok iyi eğitim görmenin ötesinde ciddi müzik dersleri de almış, çok iyi piyano
çalmayı öğrenmiştir. Fethiye Hanım, Ahmet Reşit Bey'i daha yalıda gördüğü ilk gün aşık olmuş, kocasına olan aşkı hayatı boyunca sürmüştür.
Fethiye Hanım, evlendikten sonra 10 yıl içinde doğurduğu dört çocukla birlikte
sürekli İstanbul-Kudüs-Manastır-Paris-Cenevre arasında defalarca ev taşımak zorunda kalmış, hizmetkarlar, dadılar, kalfalar, öğretmenlerle uzun yolculuklar yapmıştır. Yerleşik düzene ise ancak 1919'dan sonra kocasının emekli
oluşundan itibaren geçebilmiş, Nişantaşı Şair Nigar Sokak'taki konaklarında 1962'de ölümüne kadar yine klasik bir Osmanlı yaşamı sürmüştür. Şair Nigar'daki bu konak, dönemin en hareketli mekanlarından biridir. Ekrem ve Cemal
Reşit Bey'lerin özellikle Şehir Tiyatrosu'nda temsiller hazırladıkları dönemde konakta her gün provalar yapılır. Sofraya en az sekiz kişi oturulur, konuklar için sofrada mutlaka boş yerler bulunur. Yemekten sonra erkekler kendi
odalarına çalışmaya çekilirler. Baba anılarını yazmaktadır. Ekrem Reşit Bey ya bir piyes, ya da roman üzerinde çalışır. cemal Bey ise piyanosu başında yeni eserler üzerine çalışır. Fethiye Hanım'a gelince... Hizmetkarlar ve
onların aileleriyle gece boyu sürecek sohbetlere başlar. Yaz aylarında ise aile hizmetlilerle birlikte mutlaka Boğaz'da bir yalıya taşınır. Ailenin bu Batılı görünümdeki Osmanlı yaşamı Ahmet Reşit ve Ekrem Reşit Bey'lerin
ölümlerinden sonra giderek sadeleşir. Fethiye Hanım son dönemde maddi sıkıntı çektiği için evdeki eşyaları satmaya başlar. Fethiye Hanım'ın 1956'da vefatından sonra Ekrem Reşit Bey bu evi satarak, Serencebey'de bir apartman
katına yerleşecektir. http://www.cemalresitrey.com/anne.html ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü
BÜLENT BERKER
Divan Palmira Oteli Genel Müdürü 1967 yılında İstanbul’da doğan Bülent Berker, Alman
Lisesi’nden sonra İktisat Fakültesi’ni bitirmiş. Bir iktisatçının her şeyi yapabileceği görüşündeki Berker, turizm sektörüne ilgi duymaya başlamış. 1987-88 yıllarında Camel Tour’da rehberlik yaptıktan sonra otelciliğe eğilimi
olduğunu hissetmiş ve Marmara Üniversitesi ile Robert Kolej’in ortaklaşa düzenlediği otel yöneticiliği eğitimine katılmış. Berker, ardından Swissôtel’in açılışını gerçekleştiren ekipte yer almış. 1990-96 yılları arasında
Swissôtel’de ve 4 yıl kadar da yurtdışında çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönen Bülent Berker, Silkar Turizm’de işe başlamış ve 2000 yılının yaz sezonunu Lykia World’de geçirmiş. Sezon sonunda Talya Oteli’nin Genel Müdürü olarak
Koç Grubu’nda işe başlayan Berker, 2000 yılı Kasım ayından 2002 Mart ayı ortalarına kadar burada görev yaptıktan sonra 2002 yaz sezonu açılışında Göltürkbükü’ndeki Divan Palmira Oteli’nin Genel Müdürlüğü görevine getirilmiş.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü
TINÇ, FATMA FERAI
, gazeteci; 5 Temmuz 1949, Istanbul doğ.; Mehmet Feridun ve Feriha (Meoni) Özipek kızları; Evl.: 10 Eylül 1974 Istanbul, Lütfü Tınç; Çoc.— Mustafa, Mehmet; Boğaziçi Üniv. Ingiliz
Dili ve Edebiyatı mezunu; Hürriyet Gazetesi Dıs Politika Yazarı. Eserleri: 1990 yılından beri Hürriyet Gazetesinde Dıs Politika ağırlıklı makaleler. Y.Dil:Ingilizce, Fransızca, Italyanca. Ev: Florya, Istanbul. Is: Hürriyet
Gazetesi, Istanbul. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Ümran Baradan: Giritli İsmail Hakkı Baradan'ın torunu. Ali Ulvi Baradan'ın kızı. Hüseyin Baradan'ın yegeni. Walter Miroz'un eski eşi. (Walter Miroz Alman gazete yöneticisi) Yasemin
(Miroz) Baradan'ın annesi. (İzmir Mozaiğinde Belirgin Taşlar --Melih Gürsoy" S. 237-239) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ http://www.milliyet.com.tr/2002/05/15/yasam/yas10.html UğurDündar ailesi büyüdü
SERDAR BENLİ Gazeteci Uğur Dündar’ın eşi Yasemin Baradan Dündar, dün Acıbadem Hastanesi’nde sezaryenle yaklaşık 3’er kilo ağırlığında biri kız diğeri erkek ikiz bebekler dünyaya getirdi. Erkek bebeğe Fenerbahçeli
ünlü futbolcu Can Bartu’ya ithafen Bartu, kız bebeğe ise Damla ismi verildi. Dündar ailesinin 2.5 yaşında Uğur Bora isimli bir de oğulları bulunuyor. Baba Dündar, "Bir anda kalabalık bir aile olduk" sözleriyle
mutluluğunu ifade etti. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Doğan Öz TRT’de yayınlanan Şaşıfelek Çıkmazı isimli dizinin jeneriğini okurken gözüme bir isim çarptı : Bengi Heval Öz. Bu sarışın kadın oyuncunun ismini, ben, başka bir yerde daha
okumuştum. "Sergide Doğan Öz’ün eşi ve kızı da vardı. Demokrat bir savcı ve gizli şair olan aziz dostum Doğan Öz, 1978’de faşistlerin kurşunuyla aramızdan ayrılmıştı. Doğan’ın en küçük çocuğu, aşkı Bengi Heval Öz ince
narin bir genç kız olmuştu." (Remzi İnanç, Gün Gördüm Yüzler Gördüm, s.14, Ekim1998) Doğan Öz, Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı iken dönemin başbakanı Bülent Ecevit’e bir rapor göndererek, araştırmaları sonucu
cineyet işleyen ülkede gizli bir örgüt olduğunu (yani Kontrgerilla) söylüyordu. Peki nasıl bir örgüt ve ne diyordu Doğan Öz : "Amaç faşist düzeni ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır" diyordu ve CIA,
MOSSAD ‘dan bahsederek ekliyordu "Askeri ve sivil güvenlik güçlerinin, MIT elemanlarının yer aldığı organizasyonun, MHP ve bağlı kadrolarınca yönlendirildiğinin…" (İnci Hekimoğlu, Vatan Yahut Susurluk, s.63)
Aslında katil belliydi, görgü tanıkları, teşhis, deliller vb kuşkuya yer bırakmayacak ölçüde hukuken tamamlanmış ve Mahkeme de katili dört kez idama mahkum ediyordu; dört kez etti çünkü karar Askeri Yargıtay’da her seferinde
7’e karşı 8 oyla kararı bozuyordu. Katilin ismi İbrahim Çiftçi’ydi. Çiftçi’nin avukatı da, mahkeme süresince, mahkemeye dilekçeler vererek, müvekkilinin "normal vatandaş" olmadığını ve Milli Savunma Bakanlığı’ndaki
dosyalarını istiyordu. Çiftçi sonunda "normal" vatandaş olmadığı için beraat ettirildi. Çiftçi’ye yardım elini önce Turgut Özal uzatıyordu ve Çiftçi’yi İlksan’da işe aldırıyordu. İlksan işte, Nazlı Ilıcak’ın
kocası Kemal Ilıcak’ın soyduğu ve Demirel’in "verdimse ben verdim" dediği öğretmen sandığı yolsuzluk filminin stüdyosu.. Çiftçi öyle düşük ücretle çalışacak "normal" birisi değildi zaten ve oradan, devlet
dairelerine akaryakıt satan şirketler kurdu ve devlet pardon Allah yürü ya kulum demişti. Çiftçi işi büyüttü ve en sonunda Bahçeli’nin kazandığı seçimlerde MHP’den genel başkan adayı oldu.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Veli Menger Otomarsan’ın ortağıdır. Otomarsan’ın büyük ortağı Daimler-Benz’dir ve Veli
Menger o Hitler döneminde İsmet İnönü’nün Nazilerle kuryeliğini yapıyor ve Mercedes Türkiye temsilciliği de diğer işidir. Otomarsan, 12 Eylül sonrası askeri araç üretme izni almıştır ve ortaklığına da, İş Bankası , Kara
Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı, Suudi Natioanal Otomobile Ind. Gibi kritik isimleri dahil etmiştir. Kaynak: Forumdan ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü
Halikarnas Balıkçısı Kulin’in kitabının konusu olan Seramik Sanatçısı Füreya, Halikarnas Balıkçısı’nın yeğeni
yani kız kardeşinin çocuğu. Füreya, ikinci evliliğini Altmemur Kılıç’ın babası olan Kılıç Ali ile yapıyor. Füreya’nın kardeşinin kızının adı da Sara ve Sara’nın kızının adı da Serra. Füreya’nın yakın arkadaşları Şakir
Eczacıbaşı, Alev Ebuziyya (Rasih Nuri İleri, Umur Talu, Abdin Dino, M. A. Aybar, N. Hikmet vs ile akraba olan Ebuziyya ailesinden) Candeğer Furtun. Bu Furtun ailesi Ordulu çok zengin bir aile. Bütün aile yüzyıl başından bu yana
Şişli Terakki mezunu. Naim Tirali’nin* de akrabası Balıkçı’nın kız kardeşlerinden birisi Aliye Berger. Berger soyadı ünlü müzsiyen Karl Berger’le yaptığı evlilikten geliyor. Diğer kızkardeş Fahrelnisa Zeid, ömrünün önemli
bir kısmı Paris’te geçiyor Aliye Berger gibi o da ressam. Balıkçının sevgilisi de Bülbülderesi’ne gömülen Azra Erhat. Şirin Devrim de ailenin diğer tanıdık isimlerinden. Şirin Devrim, Aylin Devrimel Radomisli’nin de çok
yakın arkadaşı. (Şakir Paşa ailesinin soyağacında kimler yok ki: Halikarnas Balıkçısı adıyla bilinen Cevat Şakir, ressam Fahrünissa Zeid, gravürleriyle ünlü Aliye Berger, aktrist Şirin Devrim ve Türkiye'nin ilk kadın seramik
sanatçısı Füreya Koral. YÜCE SABETAY ADINA!!! Istanbul Sevi) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Naim Tirali *Aksiyon’daki Naim Tirali, (A. Cemal Kalyoncu) röportajından bir bölüm alıyorum. Tiralizade
Naim de muhabirlikle girdiği basın piyasasında kısa sürede patron olanlardan birisidir. Naim Tirali, ünlü Yalman ailesinden Ahmet Emin Yalman'ın Vatan gazetesine, 1956'da, önce az bir hisse ile ortak olacak, ardından (1962
yılında) ismini gazetenin künyesine sahibi olarak yazdıracaktır: "Vatan gazetesi bir anonim şirketti. Bazı ortakların hisse satmaya karar verdikleri haberini aldık. Ahmet Emin Yalman, bunları alma taraftarı olmamış. Belki
maddi imkansızlık ama, maddi imkanı vardı. Tatko gibi bir firmaları vardı ailesinin. Neyse, 150 bin liralık bir hisse satılacağı haberi geldi bize." 2. Mahmud'un belgesi Karadeniz bölgesine uzun yıllar önce yerleşen
Tiralizade ailesi, bölgenin nizamını sağlamakla görevli bir aile olarak biliniyor. Ailenin ve dolayısıyla da bölgenin reisi Tiralizade Emin Ağa'ya bizzat 2. Mahmud'un göndermiş olduğu 2 Ramazan 1250 tarihli belgeye göre, Sultan
Mahmud aileye padişah adına ayanlık payesi veriyor. Buna göre padişah yetkilerine sahip olan Emin Ağa, insanları affetme, muhakeme etme, cezalandırma, istediği kişiye arazi verme gibi yetkilere haiz hale gelir. Emin Ağa'nın
dedeleri Ruslara karşı kendi birlikleriyle savaşır Karadeniz'de uzun yıllar boyunca. Emin Ağa'dan sonra Yavuz Ali, ondan sonra da Ali Ağa bu vazifeyi devralır Tiralizade ailesinde: "Mesela Rize'de bir isyan çıkmış,
Tiraliler'e havale etmişler. O zaman imparatorluk şartları içerisinde sahip oldukları teba ile gidip Rize'de isyanı bastırıyorlar. Rize'de isyanı çıkaran Tuzcuoğulları galiba. Onlar da oranın ağası. Onların konaklarından
aldıkları bir tavan veya kapı motifi son zamanlara kadar saklanıyordu." Net olmamakla birlikte, Aydınoğulları zamanında padişah tarafından donanmaları yakılan ve 30—35'i Karadeniz'e sürülen ve Tiral denilen ailenin soyadı
da buradan gelmektedir. Ali Ağa, Tirali'nin dedesi Hasan Bey'in de kayınpederidir. Ali Ağa, eşkıya Micanoğlu tarafından kaçırıldığında gerekli altını temin edip onu kurtaran aynı zamanda yeğeni de olan Hasan Tirali olur.
Zamanın Türk Hava Kurumu (THK) İdare Meclisi Azası da olan Tiralizade Hasan Bey, Cumhuriyet Halk Fırkası Giresun Reisliği de yapar. Hasan Bey'in annesi de, Meclis—i Mebusan'a Fatsa temsilcisi olarak iştirak eden Hazinedar
ailesinden Naim Bey'in kızkardeşidir. (Naim Tirali de ismini bu kişiden almıştır.) Hasan Tirali'nin Nafiye Hanım'la evliliğinden dört çocuğu olur: Abdullah (Naim Bey'in babası), Hatice (Furtun— Ordulu meşhur Furtun ailesine
gelin gider. Dünyaca ünlü seramik sanatçısı Candeğer Furtun da aynı ailedendir.), Naime Tirali (Naim Tirali'nin halası. Ahmet Tirali ile evlenir. Naim Bey, beşik kertmesi olarak 1954 yılında halası Naime Hanım'ın kızı Günay
Hanım'la evlenir. İlki 1957'de dünyaya gelen Hasan, ondan iki yıl sonra doğan —Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir— Emine ve 1964'te doğan Yavuz adında üç çocukları olur) ve Ünsiye Tirali (O da Ali Ağa'nın kendi
ismini taşıyan torunu ile evlidir.) Anlayacağınız aile pek dışarıya kız vermez, dışarıdan da kız almaz, kendi içinde evlenir. Menderes'i ağırlayan ev Naim Tirali'nin babası Abdullah Bey ise nispeten dışarıya açar aileyi. Ermeni
yahut Rum'lardan oluşan gayrimüslim tebanın Kurtuluş savaşı sırasında bulundukları yerlerden ayrılması ile boşalan evleri emlak—ı metruke'den satın alarak (Tirali ailesi, yerel siyasetle her daim içiçe olduklarından
Giresun'daki bu evlerinde Adnan Menderes'ten Ahmet Emin Yalman'a, Bülent—Rahşan Ecevit çiftinden Falih Rıfkı Atay'a kadar birçok kişiyi misafir ederler) komşu olan Hasan Efendi ve Tirebolulu fındık tüccarı ve Tiralioğulları
gibi büyük toprak sahibi Hacı Emin Efendi (Sonradan İnanç soyadını alırlar) Kurtuluş Savaşı sırasında iyice dost olur. Bu dostluk Abdullah Tirali'nin Hacı Emin'in kızı Asiye Hanım'la evlenmesi ile noktalanır. Babasının işlerini
sürdüren Abdullah Tirali de üç çocuk sahibi olacaktır. Galatasaray dönüm noktası İşte böyle bir ağa ailesine mensup Naim Tirali ailenin ilk çocuğu (diğerleri DP Bulancak İlçe ve Fiskobirlik İdare Heyeti Başkanlığı yapan Kenan
(1927) ile CHP'de Giresun İl Başkanlığı yapan 1932 doğumlu Ahmet Kaya Tirali) 1925'te Giresun'da dünyaya gelir: "Ağalığı sürdürecek kadar toprak var ama nesilden nesile parçalanıyor arazi. Çoğunu da sattık. Bu Tapulama
Kanunu geldi, 30 senedir anamızı ağlatıyor. Zamanında toprağı işlemek için verdiğimiz bazı yarıcılar, 'Bu yerin sahibi biziz' diye itiraz ediyorlar. Fakat vergi kayıtları toprağın sahibi olduğumuzu ortaya koyuyor."
Varlıklı bir aileye mensup olmasına rağmen Kurtuluş Savaşı gibi bir savaştan sonra doğan küçük Tirali de bu sıkıntıları hissederek, 1907 veya 1908'de yabancılara yaptırılan Piraziz'deki Tiralizade veya Naim Bey'in koyduğu
isimle Hasanbey Konağı'nda büyüyecektir: "Maddi sıkıntı içinde değildik ama bir lüks hayatımız da yoktu." Tirali, 1932'de başladığı ilkokulun üç yılını Piraziz'de okur. Son iki yılı ise Giresun Gazi paşa İlkokulu'nda
tamamlar. Ardından hayatının bundan sonraki kısmını tamamiyle etkileyecek bir okula kaydolur: "Tahsin dayım Galatasaraylı idi. Daha sonra üç dönem (9, 10 ve 11) DP Giresun milletvekilliği yaptı. Galatasaray'a girmemde o
etkili oldu. Zaten kaydımı da o yaptırdı." 1945 mezunları arasında yer alacağı Galatasaray Lisesi onun hayatında dönüm noktasıdır. Coşkun Kırca, İlter Türkmen ve Adnan Bulak gibi hariciyecilerin yanında Hüsamettin Gökay
gibi profesör arkadaşları da olur Galatasaray Lisesi'nden: "Ben herkese lakap takardım. Mesela Nihat Karaveli'ye 'siyasi' lakabını ben taktım. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Mavera-Gökyüzü İlhan Tekeli
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çıkardığı İzmir Kent Kültürü Dergisi’nin Şubat 2002 tarihli 5. Sayısında Tarih Vakfı Başkanı İlhan
Tekeli’yle yapılan uzun bir röportaj yer alıyor. Tekeli’nin söylediklerinden kısa alıntılar : "Ben 37’de İzmir’de doğmuşum. Ailem de benim doğduğum yıl İzmir’e gelip yerleşmiş… Karantina civarında bir evde otuyorduk.
Sonra İlkokul sıralarında Köprü’de bir eski İngiliz konağının alt katına taşındık." Karantina ile Köprü yanyana iki otobüs durağıdır. Konak yönünden Göztepe’ye giderken önce Karantina’ya (Küçükyalı) sonra Köprü’ye,
sonra da Sadıkbey'e gelirsiniz. "Karantina’da kıyıda denize girerdik. Orada yol kenarında akrabamız olan Ömer Lütfi beylerin iskelesi vardı." Bahsettiği yerde bugün Ömer Lütfi Akad isimli bir apartman var.
Şişli Terakki 1969-1970 mezunları arasında Mehmet Ömer Akad var, baba adı Mehmet Lütfi. "Karantina’da evimizin altında bir eskici dükkanı, ayakkabı tamircisi vardı. Mehmet Ağa derdik biz; benim en büyük dostum Mehmet
Ağa idi. … Bir yahudi mahallesiydi Karantina. Cumartesi günleri Mehmet Ağa beni elimden tutup evlerine götürürdü, orada ışıklar yakardık. Henüz İsrail’e göç olmamıştı. Göçle birlikte Mehmet Ağa da gitti… Davit vardı. Müthiş
güzel hatırlıyorum. Lemoni yapardı emaye bir kazan içinde ve biz de gidip yerdik." Karantina ile Köprü'nün geçmişteki özelliği, Mısri Dergahı'nın Köprü'de olmasından geliyor. Köprü bugün İzmir'in en pahalı yeri,
Karantina ile içiçe iki mevki. Sabetay Sevi’nin verdiği emir gereği ve elbette inançları gereği Sabetaycılar, Mısri Dergahlarının olduğu şehirlerde özellikle ikamet etmişler ya da bu şehirlere göç etmişler ve bu dergah
içinde yer almışlar. Bu şehirlerden yukarıda saydıklarımın içinde en önemlisi Malatya ve daha sonra da Bursa olmuş. İzmir’de de bu dergahın etrafında yerleşmişler. Rahşan Ecevit’in Eczacıbaşı’nın, Kemal Gürüz’ün, Gencer
Koyuncuoğlu, Pakize Suda, Behçet Uz, Şefik Remzi Reyent (Asansör’ün sahibi) Latife Hanım’ın babası Uşakizade Muammer Bey gibi tanınmış zatlar burada oturmuşlar. Latife Hanım’la Mustafa Kemal’in evlendikleri köşk, Mısri
Dergahı’nın yaklaşık 30-40 metre uzağında zaten ve buradan da aşağıya sahile doğru inersek Sadıkbey isimli otobüs durağına varıyoruz ve durağın ismi, Latife Hanım’ın kardeşi Sadık Bey’in yalısının burada olmasından geliyor.
(Dergahın tam dibinde büyüyen bir başka ünlü de Haluk Bilginer ama onun hakkında bilgim yok) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü Namık Kemal - Recaizade Ekrem Namık Kemal’in babası Müneccimbaşı Asım Bey oğlu, iki
yaşındayken annesini kaybedince Büyükbabası Abdüllatif Paşa tarafından büyütülmüş. (Larousse) Abdüllatif Paşa, Namık Kemal’in annesinin babası ve Bektaşi. Babası Abdurrahman Sami Paşa, Mora doğumlu Pek çok üst düzey
görevlerinden bazıları şunlar : Evkafı Hümayun Nazırı, Maarif Nazırı, Şurayı Devlet Başkanlığı, Vezir rütbesiyle Suriye Valiliği, Evkaf Nazırı, Maliye Nazırı, Ticaret Nazırı. Namık Kemal’in baba tarafından büyük dedesi
Topal Osman Paşa. Kaptanı Derya Ratip Paşa da, Topal Osman Paşa’nın oğlu. Topal Osman Paşa da Mora doğumlu ve dönemin en yüksek mevkii olan Sadrazamalığa kadar yükselmiş birisi. Namık Kemal, Abidin Paşa’nın da kardeş
torunu yani Abidin Dino, Umur Talu, M. A. Aybar, Ebüziyya, Nazım Hikmet, Ömer Madra, Garan (M. Ali Birand’ın eşinin ailesi), Nazım Hikmet, Rasih Nuri İleri vs meşhur zatların dedesi olan şahıs. Dolayısıyla Cemal Reşit Rey,
Vedat Tek, İsmail Hakkı Arar, Nezih Neyzi, Osman Hamdi Bey, Can Arpaç, Şanar Yurdatapan, Hüsrev Gerede, Alpay vs ile de akrabalar. Namık Kemal’in, Nazım Hikmet’in babası Mehmet Nazım Paşa ile de yakın ilişkisi var. Bir
diğer yakın ilişkide olduğu isim de Zincirlikuyu A Adası’na gömülen ilk kişi "Şair-i Azam" Abdülhak Hamit Tarhan. Namık Kemal, Bektaşi ve mason. (Toplumsal Tarih, Sayı 97, Ocak 2002, s16) Mustafa Kemal’in
Kemal ismi Namık Kemal’den geliyor. Kemalizm aslında hem isim hem de içerik olarak Namık Kemal’den geliyor. Namık Kemal, oğluna yani Ali Ekrem Bolayır’a en yakın arkadaşının yani Recaizade Ekrem’in ismini verecek kadar yakın
dostlar. Zincirlikıyu A Adası’na gömülen Ali Ekrem Bolayır’ın adındaki Ekrem buradan geliyor. Recaizade Ekrem de tam ismiyle Umur Ekrem Talu’nun büyük dedesi.
Namık Kemal’in kızı Feride Hanım, Menemenlizade Rifat Bey’le evlenmiş. Bu evlilikten olan
Numan Kemal
Menemencioğlu, Selanik’te Terakki mektebinde okumuş, büyükelçilik derken Dışişleri Bakanı olmuş.
Namık Kemal’in dedesi Siyavuş Paşa. Siyavuş Paşa’nın bir diğer kolu da Mason Üstadı Azamı Can Arpaç, Şarkıcı
Alpay Nazikioğlu, Şanar Yurdatapan, Ömür Yoğurtları Sahipleri, Garan Sülalesi, 12 Mart’ın Bakanı İsmail Hakkı Arar (Nazım Hikmet'in, Abidin Paşa'nın akrabası). Hürriyet’te çıkan bir ölüm ilanına göre, 27.4. 1999 tarihinde
Kurmay Albay Tevfik ve Şadiye Berkmen’in oğlu, Reydan Berkmen’in babası İş Bankası emekli müdürlerinden Ekrem Berkmen ölmüş. İlana göre, akrabalık bağları uzun kısaca,
Yurdatapan, Nazikioğlu, Arpaç, Evrensev, Ertüzün, Falay, İzmirligil, Özgül, Şaman, Tuncer, Önfer ve Yaz ailelerinin eniştesiymiş. (Mahmut Çetin, X İlişkiler)
Cenaze, Moda Camii’nden kaldırılıp Karacaahmet’te toprağa verilecekmiş. Alpay’ın kullanmadığı soyadı Nazikioğlu. Aslında Alpay "sıkı" bir Müslüman aileden geliyor biliniyor. Çünkü Naziki Dergahı’nı kuranlar
Alpay’ın dedeleri. Bu tekke için Nakşibendi diyen de var, Kadiri diyen de. Eh böylesine bir ailenin Müslüman olmamasını düşünmek için "deli" olmak gerek. Alpay, Şanar Yurdatapan’ın halasının oğlu, en büyük mason
üstadı yani maşrık-ı azam olan Can Arpaç’ın da teyzesinin oğlu. Can Arpaç’ın Sabetaycı olduğu malum. Şanar Yurdatapan’ın babasının adı Danyal, 27 Mayıs’ın Bursa Valisi. Sıkı bir 27 Mayısçı, o dönem Genalkurmay Başkanlığı son
anda direkten dönmüş; rütbesi Korgeneralmiş. Yalnız, bu isim Danyal değil de aslen Daniel. Şanar Yurdatapan’ın bugün az bilinen, geçmişte ünlü olan dedesi ise Servet Paşa. Mustafa Kemal’in yanında Çanakkale’deymiş ve
meşhurluğunun en büyük nedeni de, hani Mustafa Kemal’e bir kurşun isabet eder de, cep saatine denk gelir ve Mustafa Kemal kurtulur. Bu "mistik" hikayenin anlatıcısı Servet Paşa
işte. Servet Paşa’nın karısının ismi Mevhibe, çocukları ise Danyal Yurdatapan, Danende Arpaç, Dana Yurdatapan, Daime Nazikoğlu ve Daniş Yurdatapan. Servet Paşa’nın babası da Ferik Hüsnü Paşa.
Alpay’ın meşhur bir akrabası daha var : Türk Basın Birliği Başkanı Engin Baydar. Aslında Baydar’ın soyadı Nazikioğlu ama o da göbek adını soyadı gibi kullanıyor (Tıpkı İsmail Cem gibi) ve Alpay gibi soyadını kullanmıyor.
Bu Naziki sülalesi çok geniş. Mahmut Çetin’in kitabından öğreniyoruz ki, Ömür Yoğurtları Sahibi Yüzatlı sülalesi de yakın akraba ve bu sülaleden ölen bir fert olan, Naziki ve Nasuhi Hazretlerinin torunu, Siyavuş Hazretleri’nin
oğlu, Engin Baydar’ın babası Fenerbahçeli ilk milli futbolcularda Alaaddin Baydar da vefat etmiş o da Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiş.
Müteveffa A. Baydar ayrıca Semih Ulutürk’ün de dayısıymış. (Ne güzel, ne anlamlı soyadları bunlar !) Ömür Yoğurtları sahibi Tolga Yüzatlı, babası İsmet Paşa’nın yaveriymiş; Bakıköy -İncirli’deki durağın ismi olan Ömür,
burada bulunan Ömür Yoğurtları’ndan geliyor. Namık Kemal’in kızı Feride Hanım, Menemenlizade Rifat Bey’le evlenmiş. Bu evlilikten olan Numan Kemal Menemencioğlu, Selanik’te Terakki mektebinde okumuş, büyükelçilik
derken Dışişleri Bakanı olmuş. Masonların sitesinde, www.mason.org.tr’de ünlü masonlarda ismi geçenlerden. Diğer Çocuk Ahmet Muvaffak Menemencioğlu, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü yapmış. Onun kızı Nermin Menemencioğlu Strater, onun da çocuğu
şair Muazzez Menemencioğlu. Ahmet Muvaffak Menemencioğlu’nun oğlu Turgut Menemencioğlu da büyükelçi. Namık Kemal’in kızı Feride Hanım, Menemelizade Rifat Bey’den olan kızı ise Beraat Savut. Beraat Hanım, Mümtaz Savut’la
evlenmiş. Mümtaz Savut, valilik ve İller Bankası Genel Müdürlüğü yapmış. Mümtaz-Beraat Savut’un oğlu İlhan Savut ünlü bir isim olan İçişleri Eski Bakanı Şükrü Kaya’nın kızıyla evlenmiş. Şükrü Kaya, Ermeni Soykırımı suçlusu
olarak Malta’ya sürülenlerden. Damadı İlhan Savut, dışişleri üst düzey mensubuyken Menderes’in düşen uçağında ölmüş. Menemencioğlu ailesinin bir diğer kızının Tekfen’in kurucu ortağı Necati Akçağlılar ile evli
Menemencioğlu ailesinin kızı Reyhan Menemencioğlu Birgen. Reyhan Hanım değil ama oğlu Mehmet Birgen meşhur birisi. Birgen Air’in sahibi, Bodrumda birara açılan yüzer diskonun sahibi, uyuşturucudan dolayı sık sık yakalanıyor.
Büyük oğlu Ashley ABD Ordusu’nda pilot. Mehmet Birgen Şişli Terakki’de okumuş, sonra ABD’ye gönderilmiş. Mehmet Birgen, Çiftçiler Holding’in sahiplerinin kızı Figen Çiftçi’yle evlenmiş. Çiftçiler Holding, Chrysler
marka kamyonları üretiyor. Bu kamyonları üretirken bir ortağı daha var : Alp Yalman. Türkiye’nin 5. Büyük zengini Selanikli Dinçkök’lerin kızı Nilüfer Dinçkök’ün soyadı da Çiftçi olmuş, bu aileye gelin gitmiş çünkü.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü Enis Fosforoğlu TRT FM’de her sabah 09:00 civarlarında, "Enis Fosforoğlu’yla
5 Dakika " isimli bir program var. Çok kötü, soğuk esprilerin olduğu bu zırvanın yıldızı Enis Fosforoğlu da yeteneksiz komedyenlerden. Babası da eski aktörlerden Renan Fosforoğlu’ydu. İbranicede Renan, sevinç demek.
http://arsiv.hurriyetim.com.tr/hur/turk/00/07/03/yasam/15yas.htm DEVLET tiyatrosu sanatçısı Almula Merter Fosforoğlu, her gün binlerce uçağın inip kalktığı JFK Havaalanı'nda resmi bir görevlinin cinsel tacizine uğradı. New
York'ta tiyatro dersleri alan ünlü oyuncu Enis Fosforoğlu'nun 32 yaşındaki yeğeni Almula Merter Fosforoğlu, ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Istanbul Sevi
Mahmut Ersin Kalaycıoğlu
, 1969 Sisli Terakki Lisesi mezunu. Su anda hem Sabanci Üniversitesinde hem de Bogaziçi Üniversitesinde ders veriyor. Sisli Terakkiden sinif
arkadasi Hacer Sema ÖNDÜN (simdi Kalaycioglu) ile evleniyor. Şu anda Sema Kalaycioglu da bir degil iki üniversitede yani hem Isik Üniversitesi hem de Yildiz Üniversitesinde ders veriyor. Kizlari Belkis Öykü Kalaycioglu 1993
Sisli Terakki Mezunu. Kizlarina nasil aldiklari bilinir ama bilinmemezlikten gelinen British Council bursuyla onu Ingiltere'de okutmuslar. Mahmut Ersin Kalaycioglu, ayni zamanda Gayrettepe Rotary Klübünün aktif bir üyesi...
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Vedat Samsunlu karakaş ressam Orhan Taylan, Samsun doğumlu, mübadil, kendi
ifadesiyle Selanikli. Cezzar'ların yakını Ressam Seniye Fenmen'in oğlu. Robert Kolej ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. TKP'li. Karısı Melek ULAGAY TAYLAN 1946'da Istanbul'da doğdu. İlkokulu Özel Işık Lisesi'nde okudu.
1965'te Amerikan Kız Koleji'nden (Robert Kolej) mezun oldu. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Mavera-Gökyüzü Hikmet Sami Türk, Trabzon
milletvekili, bu yüzden Trabzon'lu biliniyor. Oysa Hikmet Sami Türk Bafralı. Babası, çok zengin bir tütün tüccarı. Bir Bafralı arkadaşım, bizim yazıları okuyan, Hikmet Sami Türk'ün ailesinden uzun uzun bahsetti. Samsun civarına
1924'te mübadeleyle getirilen, gemilerle getirilen binlerce Sabetaycı var. Y. Küçük The Washington İnstute’ye çok dikkat çekiyor ve buranın tamamen Yahudilerden oluştuğuna ve özellikle başındaki Makovsky’nin gücüne, Bülent
Ecevit’in bu kurum için "ulu" diye bahsetmesine vurgu yapıyor. Makovsky’den feyz alanlar, bu kurumdan geçenler arasında Çevik Bir, Turan Güneş’in damadı ODTÜ’den Sencer Ayata, İsmail Cem, Şükrü Sina Gürel, Hikmet Sami
Türk, Cengiz Çandar, Sami Kohen de var ve burada eğitim gören subayların isimleri de yer alıyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
|