 |
Bir zamanlar THY denince (Yönetim Kurulu Başkanıydı ) akla gelen ilk isimlerden birisi Erman Yerdelen'di. Erman Yerdelen, dedesi binbaşı; babası
Zeki Nedim, Galatasaray Lisesi mezunu, ilk maden mühendislerinden, Koç Holding ve Koçman’ın danışmanı, Alp Yalman’ın aile şirketi TATKO’nun ortağı, aynı zamanda çok zengin bir madenci ve müteahhit; annesi Nebahat Hanım, Harbiye
Nazırı Cevat Paşa’nın kızı. Erman Yerdelen, Nişantaşı doğumlu. Erman Yerdelen Işık Lisesi mezunu. Emre Gönensay’ın eşi Aylin Koçibey ve Prof. Dr. Sibel Tanberk’le (Boğaziçi Üniversitesi) sınıf arkadaşı. Erman Yerdelen
üniversiteyi Almanya’da okumuş. Nuri Çolakoğlu’yla birlikte Selanikli Cavit Çağlar için NTV’yi kurmuş. Yerdelen zaten Demirel’in A Takımı üyesi denebilecek kadar Demirel’e yakın bir isim. Cavit Çağlar, soysuzca entivi diye
telaffuz edilen Nergis Tv’yi Ayhan Şahenk’e yani bir başka Selanikli Sabetaycıya (her Selanikli Sabetaycı değildir) satınca Erman Bey daha da yükselir ve NTV Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı olur. Eşi Mevhibe Ünverdi,
okul arkadaşı. Mevhibe Ünverdi’nin babası Fazıl Ünverdi, Karacan ve Simavi’nin yani zamanın Hürriyet ile Milliyet’in dağıtımını yapan şirketin sahibi. Bu Sabetaycı tabloda çocuklar eksik olursa olmaz. Bu insanlar bu inancı,
bu menfaat işbirliğini, bu ırkçılığı sürdürmeleri için çocukların da mutlaka Sabetaycı tabloda yer alması gerekiyor. Yerdelen’in iki kızı var : 1969 doğumlu Merve Yerdelen, Şişli Terakki 1986 mezunu. 1979 doğumlu
Safa Begüm Yerdelen, Şişli Terakki 1997 mezunu. Üniversite’yi nerede okumuş, o da tabloya uyuyor : Bilgi Üniversitesi. Karakaş, Yakubi, Kapancı üç kol da bu kişin portresinde elele. Bir Sabetaycı portresine tipik bir örnek.
THY, Sabetaycıların kalesi zaten; şu andaki THY Yönetim Kurulu Başkanı Cem Kozlu
(ANAP’ın milletvekiliydi, Mesut Yılmaz’ın has adamlarından, aynı zamanda Coca-Cola Türkiye’nin başı olan kişi) da bir Sabetaycıdır. Bu bir tipolojidir ve bu tipoloji, ırkçılığın, bir ırka/dine mensup olanların
nasıl ve hangi koşullardan geldiğine, kimlerle iş ve aile bağları olduğuna, nerelerde olduğuna tipik bir örnektir. Sabetaycılık işte budur. Sağolasın "müslüman" ve Fethullahçı
Kalyoncu… Sağcı, solcu, futbolcu, dinci ,dinsiz, Türk, Kürt,
her kim olursanız olun, sistem budur. İktidara (siyasi, sanat, medya, bilim, şov vs) kim gelirse gelsin bu ilişkiler ağından, bu akrabalardan çıkacaktır. 250 Yıldır 250 Aile, bunun dışındaysanız nafiledir… İktidar sahibi,
ortağı olmak için değil, bütün iktidarları reddediyorum, özgürlük ve eşitlik istiyorum, böylesine bir aldatmacaya, böylesine bir ırkçılığa, haksızlığın içindeki duble haksızlığa karşı kuğu çığlığı da olsa bir ses çıksın diye
uğraşıyorum. İsteyen istediğine inansın, kim hangi soydan, milletten, dinden gelirse gelsin, doğuştan gelen kimliklerle övünmek alçaklıktır. Doğuştan gelen kimliklerin aşağılanması da alçaklıktır. Doğuştan gelen kimliklerin,
diğer insanların üstüne basmak için kullanılması da alçaklıktır. Mavera, sistemi, sistemin kodlarını çözüyor; bu ırkçılığı, bu oligarşiyi deşifre ediyor…
Gökyüzü
llllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll BARUH ATAH ADONAY (Ya da Exodus Duaları)
Tam da Mübârek Ramazan ayının ortasında nereden çıktı bu Yahud demeyin, Yahud’a kulak vermenin ve dersler çıkarmanın tam zamanı olduğuna inanıyorum.
Yahudiler Exodus kutlamalarında acı otlar yerler. Bunun sebebini de şöyle açıklarlar: "Bu acı otları yememizin sebebi bize Fir’avn’un esâretini hatırlatması ve onu sembolize etmesidir. Yahudîler’de hürriyet mücâdelesi
süreklilik arzeder. Her çağda, yeni hürriyetler vardır ve onlar tesis edilmelidirler. Hiçbir çağ tam olarak mükemmel değildir, her çağın kendi eksiklikleri vardır ve bu eksiklikleri kapamak gerekir. Bunun yöntemi de Judaist
ideolojidir. Her yeni nesille birlikte, hürriyet anlayışı biçimlenir, büyür, yeşerir. Amaç bu gelişmeye müdâhil olmaktır. Bu nedenle her birimiz, Exodus’un (Çıkış) birer üyesi olarak kendimizi ortaya koymak zorundayız. Buradan
başlayan hürriyete enerjilerimizi adamak için. Ve bu acıları yâd etmek için dua eder, şarab içeriz”.
Sen mübâreksin ey Kâinat’ın Kaynağı (ve) Mukaddes Olan, Şarabın meyvâsını kudretiyle getiren Baruh atah Adonai,
Elohaynu Melekh ha'olam, borei p'ri hagafen.
"Bu şarabı içeriz çünkü Allah bizi (İsrail’in çocuklarını) dağıtacığını söyledi, bu Allah’ın bize ikinci sözüydü. Bunun anlamı, Exodus sırasında Allah’ın bizimle
olacağıydı. İhtiyaçlarımızı karşılayacak ve bize kuvvet verecekti. İşte bu nedenle şarab içeriz, tebâreke şarabı”.
Sen mübâreksin ey Kâinat’ın Kaynağı (ve) Mukaddes Olan, Bizlere hayatlarımızı bağışlayan ve bize
ellerimizi yıkamamızı emreden. Baruh atah Adonai, Elohaynu Melekh ha'olam, Asher kidshanu b'mitzvotav v'tzivanu al n'tilat yadayim.
"Böylelikle kendimizi mânen besliyor ve ruhlarımızı Allah indinde arındırıyoruz”.
Sen mübâreksin ey Kâinat’ın Kaynağı (ve) Mukaddes Olan, Kudretinle Arz’dan ekmek getiren Sen mübâreksin ey Kâinat’ı yerinde tutan ve Mukaddes Olan, Bizlere hayatlarımızı bağışlayan Ve bizleri, Rehber’in mayasız ekmeğini
yemeye çağıran Barukh atah Adonai, Elohaynu Melekh ha'olam, hamotzi lekhem meen ha'aretz. Barukh atah Adonai, Elohaynu Melekh ha'olam, asher kidshanu b'mitzvotav v'tzi vanu al akhilat matzah.
"Acı bitki kimi zaman,
o bölgede yetişen Katır turpu, kimi zaman Hardal tânesi kimi zaman da Hindibâ’dır. Bu otları (bitkileri) yiyerek zulmün acılarını hatırlarız. Bu zulmün tam da ortasında analarımız kökleliği kıracak yeni nesillere hayat
verdiler. O nedenle hürriyet için her türlü tehlikeye atılmaya değer, onu en kudretli bir biçimde içimizde büyütüyoruz”.
Sen mübâreksin ey Kâinat’ın Kaynağı (ve) Mukaddes Olan Bizlere hayatlarımızı bağışlayan ve bizlere
Acı Otlar yememizi söyleyen Barukh atah Adonai, Elohaynu Melekh ha'olam, asher kidshanu b'mitzvotav v'tzi vanu al akhilat maror.
Bu acı otlar, “Haroşet” adı verilen ve içinde hurma, fındık, bal ve elma bulunan bir tür
meyvâ salatasının içine konularak da yenir. "Elemimizi ve acılarımızı bütün insanlığa anlatıyoruz ve onlarla paylaşmak istiyoruz. Böylelikle belki “Barış”I! (Şalim-Şalom) tesis edebilir ve Allah’ın hidâyetine
ulaşabiliriz”...
Sen mübâreksin Kâinat’ın kaynağı ve onu yerinde tutan, bütün dünyayı tüm lezzetlerle donatan, sevgiyle süsleyen ve rahmetle kuşatan. Her varlığın rızkını sen verirsin. Senin sınırsız inâyetin bizi dâima
ayakta tutar ve tutmaya devam edecektir. Sen mübâreksin bütün yaratıklarını gıdalandıran. Mukaddes Olan Cennetler’de ve Dünya’da mübârek olandır. Mukaddes Olan, bize hürriyeti ve kurtuluşu getirir. Her Kavm ellerini açıp dua
eyleye, bütün insanlar Adonay’ın aşkıyla dolup taşmalı, Allah’ın rahmeti her zaman kudret verir, Halleluya!
Mesih’in gelişinden önce Elyeşa peygamber Dünya’ya Barış’ın Zamanı’nın temsilcisi ve sahibi olarak yeniden
gelecek ve dostluk, sefâ ve aşk yeniden tesis olunacak ve evrenselleşecek ve kimsenin korku duymasına gerek kalmayacak.
İşte biz Exodus (Çıkış) dualarımızı yaparken Elyeşa peygamberi de masamıza dâvet ederiz, belki erken gelir diye. Sen Mübâreksin Mukaddes Olan, Kâinat’ın kaynağı, Şarab meyvâsını kudretinle getiren Baruh atah Adonai, Elohaynu
Melekh ha'olam, borei p'ri hagafen.
"Hürriyet’in her zaman bir bedeli vardır. Bu bedel kimi zaman kanla ödenir ama hakların korunmasından asla ödenmez. Haklar kandan daha önemlidirler. Bu bedel çok nâdiren ucuzdur
ve onu ödemediğimiz zaman köleleşiriz. Rahman olan sözünü mutlaka tutar”.
|